27 Yaşında Genç Kız Son Soluğunu Verdi, Ailesi 24 Saat Sonra Yazdığı Mektubun Farkına Vardı

Vefat kaçınılmaz son. Kimse tek başına can vermek istemez.

Neyse ki çoğumuz yanımızda birilerini ihtiyarlıyoruz ve son soluğumuzda yanımızda hoşlandıklarımız oluyor. Holly Butcher de onlardan biri.

Holly 26 yaşına girdiğinde kendisine kanser teşhisi koyuldu.

Can Vermeden evvel yazdığı ve 3 Ocak 2018 tarihinde Facebook’ta paylaştığı mektubu internette süratle yayıldı.

Mektubu paylaştıktan hemen sonra Holly hoşlandıklarının yanında son soluğunu verdi.

İşte mektubu:

26 yaşındayken can vereceğinizi kabullenmek çok güç. Bu yaşa kadar vefatı hep görmezden gelmişsinizdir. Ancak zamanınız giderek eksilir. İhtiyarladığımı hayal ederdim hep. Suratımın buruştuğunu ve saçlarımızın beyazladığını… Yaşamımı birleştirdiğim bireyle birlikte çocuklarımızın gelişişini izlediğimi hayal ederdim. O kadar hoş hayallerdi ki şimdi reelleşmeyeceği için üzülüyorum

Yaşamımız çok kırılgan ve kıymetli. Soluk aldığımız her gün için şükretmeliyiz.

Şimdi 27 yaşındayım ve can vermek istemiyorum. Yaşamımı hoşlanıyorum. Mutluyum. Ancak benim elimde değil.

Vefatı görmezden gelmemiz hepimizi hafifletir. Tabu haline gelen böyle bir mevzuda konuşmak ve başımıza geleceğini kabullenmek zordur.

İnsanların stres yapmalarına neden olan yaşamlarındaki minik meselelerini bakımsızlıklarını öneriyorum. Böylece daha hoş şeylere odaklanabilirsiniz.

Son aylarımı geçirirken usuma bir hayli şey geldi. Şu anda bunları yazarken gecenin bir yarısı.

Absürt sapan şeyleri kafanıza takmak yerine son aylarımda bunu sık sık yaptığımı farkettim, gerçekten meseleyi olan birinin yaşamını gözden geçirin. Meselelerinizi tasa etmeyin. Elbette meseleleriniz olacak ancak bunları hoşlandıklarınıza yansıtmayın.

Meselelerinizi unuttuktan sonra derin bir soluk alın ve masmavi semana bakın. Ağaçların ne kadar yeşil olduğunu farkedin. O kadar hoş ki… Soluk aldığınız için çok şanslısınız.

Belki bugün trafikte sıkışıp kalmışsınızdır ya da bebeğiniz sizi uyandırdığını yatamamışsınızdır. Belki de kuaförünüzün saçınızı çok kısa kesmiştir. Tırnaklarınız kırılmış, göğüsleriniz çok minik ya da kalçanızda selülit olabilir.

Unutun gitsin. Vefat döşeğindeyken bunların hiçbirini anımsamayacaksınız. Büyük fotoğrafa dikkatli bakınca bunların ehemmiyetsiz olduğunu kavrıyorsunuz. Keşke ailemle bir defa daha doğum günümü veya Noel’i kutlayabilseydim.

İnsanların işlerinden veya bedenlerinden şikayet ettiğini dinliyorum. Hala eforunuz varken şükredin. İş ve spor gözünüze güç gelebilir. Ancak hareket edemeyecek gidişattayken onları dahi özleyeceksiniz.

Sağlıklı bir hayat sürdürmeyi sınadım. En büyük tutkum buydu. Bedeninizden mutlu olmasanız dahi sıhhatiniz yerindeyse şükredin. Bedeninizi hoşlanmayı bilin. Saplantılı olmayın.

Sağlıklı olmanın hoş görünmekten daha ehemmiyetli olduğunu kabul edin. Kendinizi mental anlamda geliştirmeyi deneyin. Böylece sosyal medyanın yarattığı hoş bayan algısından kurtulabilirsiniz. Hoşlanmadığınız ve sizi makûs sezdiren şeyleri okumayı vazgeçin. Kendinize odaklanın.

Bir yeriniz ağrımadığı günlerde halinize şükredin. Grip, bel sızısı ve öbür geçici rahatsızlıkları kafanıza takmayın. Bunlar gelip geçen şeyler.

Sızlanıp durmayın. İnsanlara destek edin.

Verin. Verin. Verin. Ne kadar çok verirseniz o kadar mutlu sezersiniz. Keşke ben de zamanında bunu yapsaydım.

Hasta olduğumdan beri insanlara destek etmeye, tanımadığım şahısları, dostlarımı ve ailemi daha iyi kavramaya çalıştım. Bana yaşamım süresince iyiliği değen kimseyi unutmayacağım.

Ölürken çok paranız olsa ne olur? Alışverişe gidip yeni bir elbise alacak haliniz yok. Şu anda paranın ne kadar kıymetsiz bir şey olduğunu daha iyi anlıyorum.

Kendinize afaki bir şey almak yerine bir dostunuzun lüzumunu karşılayın. 1- Kimse aynı şeyi kaç kere giydiğinize önem vermiyor. 2- İyi seziyorsunuz. Hoşlandıklarınıza yemek ısmarlayın veya pişirin. Kahve yapın onlara. Ufak bir armağan alıp onları ne kadar beğendiğinizi belirten bir anekdot yazın.

İnsanlara müddet ayırın. Onları bekletmeyin. Söz verdiğiniz zamanda dostlarınızla buluşun. Onlar sizi beklemek istemiyor, sizinle müddet geçirmek istiyor. Böylece size hürmet de duyacaklardır.

Geçtiğimiz Noel’de ailece birbirimize armağan almamaya karar verdik. Herkes, üzerinde armağan baskısı olmadığı için daha iyi hissetti. Bunun yerine birbirimize anekdotlar yazdık. Kulağa acayip gelebilir ancak anekdotlar armağanlardan daha anlamlılar.

Paranızı deneyim edebileceğiniz şeylere tüketin. Paranızı absürt sapan şeylere tüketerek deneyim etmek istediğiniz şeylerden uzak kalmayın.

Gitmeyi ertelediğiniz sahile hemen gidin. Ayaklarınızı suya sokun ve parmaklarınızla kumu sezin. Suratınızı tuzlu suyla ıslatın.

Doğayla iç içe olun.

Telefonunuzla resim sürüklemek yerine o anın hoşluğunu yaşayın.

Saçınızı ve makyajınızı yapmak için saatlerinize tüketiyorsunuz. Peki buna dokunuyor mu? Bayanların bunu neden yaptığını asla anlayamadım.

Bazen erken kalkın ve kuşların sesini dinleyin.

Müzik dinleyin. Müzik terapidir. Daha Öncekiler en iyileridir.

Köpeğinize sarılın. Bunu çok özleyeceğim.

Dostlarınızla konuşun. Ancak telefonda değil surat yüze.

Yaşamak için çalışın. Çalışmak için yaşamayın.

Sizi ne iyi sezdiriyorsa onu yapın.

Pasta yiyin. Kabahatli hissetmeyin.

Hayır demeyi bilin.

İnsanlar sizi suçlayacak diye yapmak istediğiniz şeyleri içinize atmayın.

Her fırsatta hoşlandıklarınıza onları ne kadar beğendiğinizi söyleyin.

Bir şey sizi mutsuz ediyorsa, bunu değiştirecek eforunuz olduğunu öğrenil. İster iş yaşamınızda ister aşk yaşamınızda. Değişmekten korkmayın. Ne kadar yaşayacağınızı öğrenmiyorsunuz. Günlerinizi sizi mutsuz eden şeylerle geçirmeyin.

Size önerilerim bunlar. İster dinleyin ister dinlemeyin.

Son bir şey daha… Sık sık kan verin. Hem iyi sezecek hem de yaşam kurtaracaksınız. Her kan bağışı 3 bireyin yaşamını kurtarabiliyor. Böyle kolay bir eylemle yaşam kurtarıyorsunuz.

Kan bağışları sayesinde bir sene daha aşırıdan yaşadım. Ailem, dostlarım ve köpeğimle bir mutlu sene daha geçirebildiysem bunun sebebi kan bağışlarıdır. Yaşamımın en iyi bir senesini geçirdim.

Görüşmek üzere

Hol

Holly’nin yazdıklarından etkilenmemek elde değil. Verdiği tam nasihatleri hemen hakikatleştirmek güç olabilir ancak netlikle dikkate almalıyız.

Holly’nin mektubundan hepimizin ders alması gerekiyor. Mektubu paylaşmayı unutmayın.

Bir cevap yazın