Binlerce Sene Evveline Ait Devasa Buzdolapları

Bugün bildiğimiz buzdolabının buluşundan binlerce sene evvel de gıda gizlemek ehemmiyetli bir meseleydi. Persler bu mevzuyu ‘Yakçal’ ismini verdikleri binalar ile çözmüş..

Bugün gıdaları gözetmek için herkesin evinde kullanılan buzdolaplarının geçmişi çok daha öncekilere katlanmıyor. Çünkü evde kullanılmak üzere yapılmış olan ilk buzdolabı 1813 senesinde buluş edilmiştir.

Ancak mekanik aksamlı, elektrik akımı ile çalışan buzdolaplarını bir kenara vazgeçersek gıdaların bozulmadan korunması için düşük sıcaklıklara lüzum olduğuna ya da buzun suya dönüşmesini yasaklamak için soğuk bir civarın gerektiğine ait bilgiler, binlerce sene evvelinden beri insanlık tarafından öğrenilmektedir.

Persler zamanında inşa edilen ve bugüne kadar ayakta kalabilmiş olan Yakçal Yakhchāl adlı yapılar da bu bilgi birikiminin vazgeçtiği servetlerdir. M.Ö. 400 ortamında yapıldıkları düşünülen bu mühendislik şahanesi yapılar, elektriğin keşfedilmesi ve sıhhatli biçimde kullanılmasından binlerce sene evvelinde, kavurucu Pers çöllerinde buzların erimesini ve gıdaların korunmasını sağlıyorlardı.

Yerden takribî 18 – 20 metre yüksekliğe ulaşabilen yakçalların görüntüsü, devasa birer kubbeyi hatırlamaktadır. Tamamen özel bir karışımla elde edilen balçık kullanılarak yapılan yakçalların duvarları da yeniden aynı maddeden üretilen, oldukça kalın tuğlalarda örülüdür. Yapıların ayrıca yerin altında da takribî 5.000 metreküplük bir alanları bulunmaktadır ve yer altındaki alanların duvarları, yer üstünde kalan kısımlara göre daha fazla kalınlık gösterir. Balçık duvarların bu kalınlıkları, yakçalların tabanında 2 metreye kadar erişebilmektedir.

Yakçallar inşa edilirken kullanılan bu özel karışımlı balçığa sarooj ismi verilmektedir. Perslere has bir harç olan saroojun içeriğinde kum, kil, yumurta akı, kireç, keçi tüyü ve kül bulunduğu öğrenilmektedir. Bu maddelerin karışımı ile elde edilen sarooj, içi ile dışı arasında ısı transferini yasakladığı gibi su geçirmez özelliğe de sahiptir. Yakçal gibi devasa buzdolapları için daha iyisi düşünülemezdi..

Yakçalların çölün kavurucu sıcağına karşı son derece tesirli bir çözüm sunmaları, karışık bir yapıları olduğu algısını yaratabilir. Fakat işin hakikatinde çalışma ilkeleri oldukça kolaydır. Yakçalların soğutma işlevinde en ehemmiyetli rolü buzlar oynamaktadır. Buz, kışın dağlardan bir araya gelerek yakçallara yığılabildiği gibi yakçalın içerisine bağlanan Kehriz ya da Qanat olarak adlandırılan yer altı tünellerinden gelen suyun geceleri dondurulması ile de elde edilebilmektedir.

Yakçalın soğutma işlevini yerine getirmesinde bir öteki ehemmiyetli etmen de yapı içerisindeki hava sirkülasyonunun sağlanmasıdır. Yakçalların içindeki hava döngüsü, yeniden Perslere has bir yapı olan rüzgar yakalayıcılarda günümüzün klimaları diyebiliriz kullanılan sisteme eş biçimde sağlanmıştır. Esasında, bina içinde ısınan havanın dışarıya verilerek sirkülasyonu sağlama ve içeriyi düşük sıcaklıkta yakalama manayı uyumaktadır.

Binlerce sene evvel inşa edilmiş olan bu yapılardan kimileri bugün dahi el dokunmamış halleriyle durmaktadır. Geçmiş yarıyılda Pers İmparatorluğu‘nun hükmettiği toprakların bugünkü soğukkanlılarından olan İran, Afganistan ve Tacikistan‘da bugün hala çağdaş buzdolapları için ‘yakchal’ sözcüğünün kullanıldığını görebilirsiniz.

Bir cevap yazın