Bu bez insanın bağışıklık sisteminin merkezidir

Ulus arasında ki ismi iman tahtası

Timüs’ü eşşek sudan gelinceye kadar hırpalamak gerekli…

Genç ve sıhhatli olmak ve kalmak için Timüs’ü eşşek sudan gelinceye kadar hırpalamak gerekli.
Timüs bezi, tiroid bezinin altında, göğüs boşluğunda ve soluk borusunun önünde bulunur.
Bu bez insanın bağışıklık sisteminin merkezidir.

Başka Bir Deyişle tam bağışıklık sistemi buradan yönetilir.

Timüs bezi ne kadar çok titreşirse birey o kadar sıhhatli ve bağışıklık sistemi sağlam olur. Anadolu’da matem yakan bayanların göğüslerine vurduklarına hepiniz tanık olmuşsunuzdur. Bu refleks kaynaklı kolay bir el hareketi değildir. Bu beynin otomatik reelleştirdiği bir tavırdır. Birey göğsüne vururken Timüs bezini titreştirir. Bu sayede yeis kaynaklı bağışıklıkta alana gelen mukavemet eksilmesinin önüne geçmeye çalışır. Bu bez ne kadar sıklıkla titreştirilirse birey o kadar genç ve sıhhatli yaşar ayrıca geç ihtiyarlar. Sizde parmaklarınızla göğsünüzün ortasına yapacağınız minik vuruşlarla timüs bezini titreştirebilirsiniz.

Yada daha kolay bir yolu kullanırsınız. “KAHKAHA” atabilirsiniz.

Zira kahkaha da göğüs kafesini oynattığı için bu bezi harekete geçirir. Hani seneler geçerde aradan bir dostumuza rastlarız sevinçli halleriyle tanıdığımız bu insanı görünce “hiç değişmemişsin, ne gamsızsın…” deriz ya, işte timüs bezinin eforu. Sonuç olarak kahkaha bağışıklık sistemini kuvvetlendirir ve sizi genç meblağ. Bir de Google’dan bakalım: Mutluluk ve Timus bezi… “Mutluluk bir tercihtir. Mutsuzluğumuz mukadderata, ünsüzlüğe ve kadersizliğe inancımız miktarındadır.”

Mutlu duyguların sezilmesinde hormonların rolü büyük.Bedenimizde o hormonları salgılayan salgı bezlerinden küçücük ama çok eforlu bir salgı bezi var: timus. Timus uyarıldığında salgıladığı hormonlar şahısta haz ve mutluluk duygusu yaratır. Zira timus aktive olduğunda vücudun kimyasının başkalaşımına neden olur. Bu farklılık asap sistemini durgunlaştırır ve beyin işlevleri nı süratlendirir. Bu da şahısta hafifleme duygusu yaratır.

Avustralyalı Nobel mükâfatlı kanser tahlilcisi Sir MacFarlane Burnet timus bezinin etkin hale getirilmesiyle insan vücudunun kendisini kanserden gözetebilme becerisine sahip olacağını korunuyordu. Çocuklarda kocaman olan timus ergenlik yarıyılında bir ceviz kadar kocamanlaşıyor. Ama yas ilerledikçe bir bezelye tanesi kadar küçülüyor, yaşlılıkta ise tamamen köreliyor. Ama bazı insanlarda ileri yaslarda dahi hala ceviz büyüklüğünü gözetmesi, bilimin henüz çözemediği alanlardan biri.

Timusun sıhhatimiz üzerindeki ehemmiyetli verimlerinden biri de T hücrelerini üretiyor olması.

T hücreleri denilen lenfositler vücuda hasar verebilecek hasarlı hücreleri yok ederler. Bu minik T hücrelerine hayatımızı borçluyuz. AIDS gibi bağışıklık sistemini çökerten hastalıkların ölümcül olması T hücrelerinin haberleşme hatlarını öncelikle kesmelerinden kaynaklanıyor. Timus göğüs kafesinin üst kısmının bütün artta, göğsün bütün ortasında yer alıyor. Timusu uyarmanın üç kolay yolu var: Timusu uyarmanın birinci yolu gülmek. Başka Bir Deyişle hakikat, içten, sıcak bir gülüş, bir kahkaha. Her gülündüğünde timus bezi aktive oluyor. Her aktive olduğunda vücudumuza kimyevi dalgalar yollayarak kendimizi iyi sezmemizi sağlıyor. 1993 senesinde California Üniversitesi’ nde Dr.Paul Ekman tarafından yapılan araştırmada gülmenin timusu ve beynin farklı haz bölgeleriyle irtibatı olan adaleleri harekete geçirdiği ve insanda haz duygusu yarattığı kanıtlanmış.

Timusu uyarmanın ikinci yoluiki parmakla timusun üzerine gelen noktaya vurulması, başka bir deyişle elle uyarmak.Timusu uyarmanın üçüncü yolu ise dilin üst dişlerin artta damağa ve ağzın tavanına değdirilmesi. Dr. John Diamond ve takımı dilin bu pozisyona getirilmesi ile sol ve sağ beyin küresi arasında denge oluşmasını sağladığını tespit etmiş.Bu da beşerin daha iyi düşünmesi ve kendini daha iyi sezmesine dayanakçı oluyor.

Bir cevap yazın