Kapat

Çocukları tabletle geç tanıştırın çünkü…

Anasayfa Güncel Haberler Çocukları tabletle geç tanıştırın çünkü…

İÇERİK EDİTÖRÜ İçerik Yöneticisi

Çocukların üçte biri konuşmaya başlamadan önce tablet kullanmaya başlıyor.

Tabletlerin çocuklar üzerindeki etkileri hakkında yapılan tartışmalar, olması gerekenden daha fazla bu teknolojilerin olumsuz etkilerine odaklanıyor. Bu teknolojilerin çocukları olumsuz olarak etkileme gücünün olduğuna inanıyorsak, olumlu etkileme potansiyelinin olduğuna da inanmamız gerekir.

2017 yılında ABD merkezli bir araştırma kuruluşu olan Common Sense Media tarafından yapılan araştırma, çocukların üçte birinin henüz konuşmaya ve yürümeye başlamadan önce tablet kullanmaya başladıklarını ortaya koydu. Ülkemizde RTÜK’ün geçtiğimiz yıl kasım ayında yayınladığı Çocukların Medya Kullanım Alışkanlıkları Araştırması’nın sonuçlarına bakıldığında bizde de durumun ABD’den farklı olmadığı görülüyor. Bu araştırmaya göre çocukların en çok kullandığı medya aracı artık televizyon değil; cep telefonu. Ortalama olarak Türkiye’de bir çocuk günlük 2 saat 39 dakika cep telefonu ile zaman geçiriyor. Araştırmalara bakıldığında çocuklar, hatta bebekler taşınabilir ekran teknolojilerini kullanma konusunda en az yetişkinler kadar istekliler.

Bebekler elleri ile bir nesneyi kavrayabildikleri andan itibaren ebeveynlerinin akıllı telefonlarını ve tabletlerini almak istiyorlar. Hem de şaşırtıcı bir şekilde bu cihazları kullanmakta oldukça maharetliler. Bu cihazların ekranındaki renkler, her yaştan çocuğa hitap edecek şekilde tasarlanmış oyunlar ve uygulama marketleri sayesinde sürekli yenilenebilen içerik, televizyon lehine devam eden oyunun kurallarını değiştirdi. Çocuklar, bu cihazların televizyonda yer alandan çok daha fazla içeriğe ulaşma imkanı sunduğunun farkında.

Ebeveynler arayış içinde

2010’lu yıllardan itibaren hayatımızı kuşatan tablet ve akıllı telefon teknolojileri karşısında ebeveynler arayış içerisinde. Çocuk yetiştirme ile ilgili forumlar, bloklar ve web sayfaları incelendiğinde ebeveynlerin “Çocuğumun elinden tableti alamıyorum. Ne yapmam gerekli?” türünden sorularına rastlamak için şanslı olmaya gerek yok. Ancak hemen belirtelim bu cihazların etkileri konusunda henüz çok fazla bilimsel çalışma yok. Bu durumun birinci nedeni, bu teknolojilerin hayatımıza yeni girmiş olması ikincisi ise teknolojinin sürekli yenilenmesinden dolayı bir araştırma bitmeden yeni özelliklere sahip cihazların piyasaya çıkması. Bu yazıda, yapılan sınırlı sayıda bilimsel araştırmanın sonuçları doğrultusunda sizlere tablet ve akıllı telefonların çocuklar üzerindeki etkileri ile ilgili bilgi vereceğim. Ayrıca anne, baba, çocuk bakıcısı ya da öğretmen olarak nelere dikkat etmeniz gerektiğini belirteceğim.

30 aya kadar izin verilmemeli

30’uncu aya kadar beyin fiziksel gelişiminin neredeyse tamamını tamamlar. Bu nedenle çocuklarda bu dönemin gerçek dünya deneyimleri ile geçirilmesi önemli. Araştırmalar, 30’uncu ayın çocukların ekran teknolojisiyle tanışmaya başlaması için kritik bir dönem olduğunu gösteriyor. Birçok bulgu, 30’uncu aya kadar ekran teknolojilerinin çocukların fiziksel ve zihinsel gelişimini yavaşlattığını ortaya koyuyor. Az sayıda araştırma tablet ve akıllı telefonlarda yer alan eğitsel uygulamaların bebeklerin daha iyi öğrenmelerine neden olduğunu ortaya koysa da henüz elimizde bu araçların kullanımının olumlu bilişsel sonuçlar doğurduğuna ilişkin hiçbir bulgu bulunmuyor.

Kaliforniya Üniversitesi’nde çocuk gelişimi konusunda araştırmalar yürüten Dr. Garry Small, “Henüz bu teknolojilerin nörolojik etkilerini tam olarak bilmiyoruz” diyor ve ekliyor, “Bildiğimiz şey çocukların bu teknolojilerin karşısına geçtiğinde sessizleştikleri ve fiziksel faaliyetlerinde azalma olduğu.”
30 aya kadar çocukların tablet ve akıllı telefonlarla değil aile bireyleriyle etkileşime geçmeleri fiziksel ve bilişsel gelişimleri için daha yararlı. Çünkü fiziksel oyun çocuğunuzun zihinsel ve duygusal gelişimine katkıda bulunuyor. Çocuğunuz tabletle meşgulken etrafı kirletmez, tablette resim yaparken koltuğunuz boya olmaz ya da etraf dağılmaz. Sular sıçratmak, koltuğu boyamak, duvarlara resimler yapmak evinize zarar verir ama bu şekilde çocuğunuz dünyanın nasıl işlediğini gerçek deneyimlerle öğrenir.

Ayrıca bebeğinizin 30’uncu aya kadar olan dönemde sizinle ve diğer çocuklarla sözlü ve fiziksel etkileşime geçmesi için mümkün olduğunca çok fırsat yaratmak gerekir. Çocuğunuz büyüdükçe teknoloji hayatında çok daha fazla yer kaplayacağı için beynin fiziksel gelişiminin neredeyse tamamlandığı bu kritik dönemde, ekran teknolojilerinden uzak durması iyi bir tercih olur.

Aileler 30’uncu aydan itibaren kontrollü bir şekilde bu teknolojilerin kullanımına izin vermeye başlayabilirler. Yapılan araştırmada, tablet ve akıllı telefonlardaki uygun eğitsel içerikle bu yaşlardan itibaren karşılaşmaya başlayan çocukların “yaratıcılık”, “hayal kurma”, “temle içerik bilgisi” ve “okula hazır olma” becerileri açısından bu teknolojileri kullanmayan yaşıtlarına göre daha başarılı oldukları ortaya konuluyor.

Kontrollü kullanıma ilişkin öneriler

Tablet ve akıllı telefon kullanımı 30’uncu aydan 13 yaşına kadar aile kontrolünde gerçekleşmeli. Bu yaş çocukları gelişim özellikleri gereği otokontrol sağlayamazlar. Bu nedenle ailelerin özellikle 6 yaşına kadar bu araçları çocuklarıyla birlikte kullanmaları gerekiyor. Yani çocuğun eline tablet ya da akıllı telefon verildiği zamanların ebeveynler için dinlenme ya da başka işlerle uğraşma fırsatı olarak görülmemesi gerekir.

Ebeveynler çocuğun oynadığı oyuna ilişkin sorular sorarak, içeriğin farklı yönlerine dikkat çekerek çocukla etkileşimini sürdürmelidir. Ayrıca kontrollü kullanımın sağlanması adına, 13 yaşına kadar çocukların bu araçları kendi odalarında değil oturma odası gibi ortak alanlarda kullanmalarına izin verilmesi uygun olur. Evde güvenli internet paketi kullanılması da önemli. Bu araçların bilgisayarların sahip olduğu tüm özelliklere sahip olduğunun, onların yapabildiği her şeyi, hatta daha fazlasını, yapabildiğinin göz önünde bulundurulması gerekir.

Okula hazırlık

Çocukların okula hazırlık ve okulla tanışma zamanları olan 6 ve 7’nci yaşlarda, ekran teknolojilerinin sahip olduğu eğlenceli ve interaktif içerik, çocuklara okulun sunduğu “sıkıcı” okuma-yazma içeriğinden daha cazip geliyor. Bu durumun bir sonucu olarak da birçok çocuk, hikaye kitaplarını, yazma etkinliklerini ya da matematiği “sevimsiz” buluyor.

Aileler, çocuklarını okul içeriğine teşvik etmek adına özellikle bu yaşlarda ekran teknolojilerini kullanma konusunda daha sınırlayıcı olabilirler. Tablet kullanımını sınırlama ve okuma yazma etkinliklerini teşvik etme adına bire iki kuralı oldukça işe yarayabilir. Eğer çocuğunuz bir saat tablet kullanıyorsa en az iki saat okuma yazma aktiviteleri ile meşgul olmalı. Bu kural, çocuğa da açıklanmalı ve okuldaki içeriğin daha değerli olduğu hissettirilmeli.

Ülkemizde başlayan FATİH Projesi kapsamında yakın bir gelecekte tüm öğrencilere tablet dağıtılacağı düşünüldüğünde, çocuklarımızın bu teknolojileri erken yaşta kullanmaya başlamaları önemli. Türkiye eğitimde dijital dönüşümde uygun adımları atabilirse, çocukların favorisi konumundaki ekran teknolojileri ile okul müfredatlarının barışması yakın bir gelecekte gerçekleşebilir. Ayrıca teknolojik gelişmeler devam ettikçe, tablet kullanımının çocukların hayatlarında daha fazla yer kaplayacağı göz önünde bulundurulmalı.

Tablet diyeti 🙂

Çocukların tablet kullanımına yönelik yaptırılacak bir diyetin iki boyutu var. Birincisi çocuğunuzun tablet kullanım süresine kısıtlama getirmek, ikincisi ve daha önemlisi ise tablette ne ile meşgul olduğuna yoğunlaşmak. Bunu tıpkı zayıflama diyeti gibi düşünebiliriz. Uygun bir diyet için nasıl yediklerimizin yalnızca miktarına değil kalorilerine de dikkat ediyorsak tablet kullanımı konusunda da yalnızca kaç saat kullanıldığına değil ne amaçla kullanıldığına dikkat etmemiz gerekir.

Uzmanlar 13 yaşına kadar günlük 2 saatten fazla bu teknolojilerin kullanılmasının çeşitli fiziksel ve zihinsel problemlere yol açtığına dikkat çekiyorlar. Agresif davranışlar, dikkat eksikliği, hiperaktivite, obezite, uyku bozukluğu, ebeveyn-çocuk çatışması, materyalizm, oturma ve görme bozuklukları araştırmaların ortaya koyduğu problemlerdir. Ancak bu problemlerin yalnızca zamana bağlı olarak değil meşgul olunan içerikle de ilgili olduğunun unutulmaması gerekir.

İçerik seçiminde tek kriter çocukların uygulamalardan hoşlanıp hoşlanmaması olmamalı. İçeriğin ebeveynlerin bilinçli tercihleriyle belirlenmesi gerekir. Uygulamaların seçiminde ebeveynler şunlara dikkat etmeli:

• Uygulama marketinin yaşa göre filtreleme özelliği kullanılmalı.
• Uygulamaların kullanım koşullarını okumalı ve burada belirtilen uyarılar dikkate alınarak seçim yapılmalı.
• Güvenilir eğitim siteleri ve uzman tavsiyeleri dikkate alınarak uygulamalar seçilmeli.
• Eğlence ve eğitimsel içerik arasındaki denge gözetilmeli.
• Uygulamanın aile katılımını teşvik etmesine dikkat edilmeli.
• Uygulamanın çocuğunuzun başarabileceği hedeflere sahip olduğu kontrol edilmeli.

Uygulamaların seçiminde bu özelliklere dikkat edilmesinin yanı sıra son dönemde bazı şirketler tarafından belirli yaş aralıkları için özel olarak tasarlanmış ve içerisinde yalnızca bu yaş grubuna uygun uygulamaları barındıran tabletlerin kullanılması da iyi bir seçenek olabilir.

Emoji İle Tepki Ver

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: