İnsanlıktan Saklanan En Büyük Gizem: EPİFİZ

İnsan vücudunda beyinde epifiz bezi olarak bilinen, aynı zamanda üçüncü göz olarak adlandırılan bir uzuv bulunmakta.
Epifiz bezinin ingilizce asıl adı Pineal Gland’dır. Pineal denmesinin sebebi ise bu uzuv çam kozalağına benzemekte. Hatta birebir aynı şekilde. Çam kozalağının ingilizcesi de pine cone.

Bunları detaylı belirtiyoruz çünkü birazdan zorunlu olacak. Beynin merkezine yakın iki yarım küresi arasında yer alan bu minik çam kozalağı, uyuma, uyanma zaman kavramı, vücudu geceye gündüze göre ayarlama, mevsimsel işlevler dahil kabataslak bütün işlerle uğraşan, asıl misyonu seratonin ve melatonin hormanlarını salgılamak olan bir doku parçası. Hatta astral seyahat denilen gerçekliği kanıtlanmamış ama çoğu kişinin inandığı ruh seyahati hadisesinin bu doku parçası ile mümkün olduğu söyleniyor. Muhacir kuşların ve görme manili insanların yol bulma mahareti bile Epifiz bezi sayesinde galibiyetli olduğu söyleniyor.

Yüksek eforların bu bilgiyi bizden saklamasının en büyük sebebi ise insanların nasıl eforlu bir dokuya sahip olduklarını, nasıl bir potansiyelleri olduklarının farkına varmalarını istememelerinden kaynaklanıyor.
Hz. İsa’nın “karanlıkta oturanlar gerçek büyük ışığı görürler” sözünün epifiz bezi için söylendiği iddia edilmekte. Bezin 3. göz olarak adlandırılmasının bir değişik sebebi ise dokusal olarak göz yapısına benzemesiymiş. Ancak bir fark ile, gözlerimiz ışık ile harekete geçerken, epifiz bezi ise karanlıkta, ışık kesildiğinde aktif oluyor. Hz. İsa’nın sözüne de buradan bir çıkarım yapılmış.

Epifiz bezi kelimenin tam anlamıyla insanlar için fiziksel ve ruhsal dünya arasındaki bir irtibat noktası. Hatta şanlı bilim adamı Rene Descartes insan ruhunun bu salgı bezinin üstünde bulunduğunu iddia etmiş yüzyıllar evvel.. Bu bezi faalleştirmenin yoga, meditasyon ve değişik gizli usullerle mümkün olduğu söyleniyor. Bu etkinleştirmeyi mümkün kılmak demek, astral seyahat ile başka boyutlarda seyahat etmek ile aynı şey demek oluyor bu arada Eskiki Sovyetler Birliği hükümetleri dahil olmak üzere muhtelif gölge teşkilatlar, kamudan gizli şekilde kilitli odalar arkasında bu bilgiyi uzun yıllar araştırıp saklamışlar.

Bir cevap yazın