İşte oruç meblağken tokluk hissi sağlayan teklifler!

Ramazan’da açlık ve susuzluk vaktinin uzun olması gün içinde enerji düşüklüğü, kabızlık hatta bayılmaya dahi neden olabiliyor. Oruç meblağken şahsın kendisini iyi sezmesi için sahurda ve iftarda doğru yiyecekleri, uygun ölçülerde harcaması büyük ehemmiyet taşıyor. Uzman Diyetisyen Merve Yüksek, sıhhatli bir Ramazan ayı için tekliflerde bulundu.

UYKUM DAĞILINACAK DİYE SAHURSUZ ORUÇ TUTMAYIN

Ramazan’da yapılan en büyük kusurlardan biri uykuyu ufalamamak ismine sahura kalkmamak veya uyumadan evvel tekerrür yiyip uyumaktır. Her iki gidişat da bedene fazla yüklenerek sindirim sisteminin balansını bozmaktadır. Oruç meblağken kesinlikle sahura kalkılmalıdır. Sahurda hafif ve hazmı basit, ancak tok yakalayan besinler harcanmalıdır. Yumurta, az tuzlu peynir çeşitleri, süt gaz yapıyorsa laktozsuz olarak ve bütün hububatlı ekmek veya tost sahur sofralarında seçim edilebilecek en iyi alternatiflerdir. Zeytin tuzlu bir yiyecek olduğundan gün içinde susamaya neden olabilir, bu surattan tuzsuz harcanmalı veya yerine ceviz seçim edilmelidir. Fazla tuzlu besinlerin gün içinde susatacağı; fazla şekerli ve hamur işi besinlerin ise daha basit acıktıracağı unutulmamalıdır.

YOĞURT, CACIK VE AYRANI SOFRANIZDAN BECERİKSİZ ETMEYİN

Oruç açarken çabuk edilmemelidir. Süratli yemekten sakınılmalı, besinler iyice çiğnenmeli ve birden bire yemeklere yüklenilmemelidir. 1 adet hurma veya zeytin ile oruç açıldıktan sonra çok yağlı ve tuzlu olmayan çorba ile devam edilmelidir.

Gün boyu açlığın ardından ani yemek yüklemesi mide ve bağırsak problemleri yaşanmasına neden olabilir. Bu sebeple yemeğe azıcık ara verilmelidir. Orucu açtıktan bir müddet sonra yemeğe hafif zeytinyağlılar, salatalar ve yağlı olmayan et veya sebze yemekleri ile devam edilmelidir. Yoğurt, cacık veya ayran sofralardan beceriksiz edilmemelidir. İftar sofralarında ağır yağlı yemeklerin, kızartılmış besinlerin, börek gibi hamur işi çeşitlerinin ve şeker içeriği çok fazla olan şerbetli tatlıların bulunmamasına itina gösterilmelidir. Ramazan ayının ananesel lezzeti olan pide ise 1-2 dilim olacak biçimde harcanabilir. Yemekten 1 saat sonra yapılacak yarım saatlik yürüyüş ise şahsın hem kendisini daha iyi sezmesini sağlayacak hem de yediklerini hazmetmesine destekçi olacaktır.

İFTARDAN SONRA NEBAT ÇAYLARI İLE RAHATLAYIN

Gün boyu açlık sonrası iftarda yemeklere fazla yüklenmek, sıklıkla mide problemlerine ve hazımsızlık yaşanmasına sebebiyet verir. İftardan sonra harcanacak 1 kadeh rezene çayı sindirim sistemindeki adaleleri rahatlatarak hazmı basitleştirir, iftar sonrası yaşanabilecek mide yanması ve kabarıklık gibi problemlerin rahatlamasını sağlar. Ayrıca gaz yaradılışını eksilterek mideyi hafifletir. Rezene sindirime destekçi tesirinin yanı sıra uzun açlık sonrası oluşan baş sızıları için de tesirlidir. İftar sonrasında kan şekeri süratle yükselmeye başlar. Nebat çaylarına çubuk tarçın ilave etmek kan şekerinin yükselmesini önler. Papatya çayı yatıştırıcı tesiri ile hem sahurda hem de iftarda seçim edilebilecek bir nebat çayıdır. Sahurda harcandığında sonrasında daha rahat bir uykuya dalmaya destekçi olur. Bunun yanı sıra rezene gibi mide gevşetici özelliği de olduğundan rezene ile beraber demlenebilir. Başta midesi duyarlı olan şahıslar olmak üzere çoğu şahsın en sık yaşadığı şikayet, iftar sonrası mide krampları ve spazmlardır. Tüm gün boş kalıp kasılan mideye yüklü ölçüde ve ağır yemekler girdiğinde oluşan bu gaz ve spazmlar iftar sonrası harcanacak tıbbi nane çayı desteğiyle çözülebilir. Ayrıca unutulmamalıdır ki, nebat çaylarını demlerken en ideal usul hakikat nebatları seçim etmek, üzerine kaynar su ilave edip 10 dakika demleyerek tüketmektir.

TARÇINLI SU İLE KAN ŞEKERİNİZİ DENGELEYİN

Oruç meblağken en ehemmiyetli mevzulardan biri de yeterli akışkan tüketimidir. Bedenin ısı balansını sağlamak ve gün içerisinde alınamayan akışkanı karşılama edebilmek için iftar ile sahur arasındaki süreçte bol bol akışkan alınmalıdır. Bu süreçte saat başı 1-2 kadeh su içilmelidir. Gündüzden bir sürahi su içerisinde birkaç adet çubuk tarçın, taze nane yaprakları ve limon dilimleri bekletmek hem kan şekeri balansı sağlar hem de tek başına su içmeyi önemsememe edenler için hoş bir seçenektir. Suyun yanı sıra nebat çayı, ayran, maden suyu, şekersiz limonata ve kompostolar da seçim edilebilir. Ayran ile aromasız bir maden suyunu karıştırarak içmek gün boyu bedenin kaybettiği mineralleri yerine koyar. Ayrıca yoğurtlu soğuk çorbalar ve cacık hem ferahlatma hem de tok yakalama özellikleriyle iftar menülerinde kesinlikle yer almalıdır.

MEYVELERİNİZE TARÇIN SERPİN

İftar sonrasında tatlı olarak Ramazanın ananesel lezzeti güllaç, sütlaç, muhallebi ve dondurma gibi hafif tatlılar seçim edilmelidir. Ananas gibi lifli ve şeker oranı düşük meyvelerden oluşan salatalar da hem vitamin lüzumunu karşılamakta hem de tatlı özlemini gidermektedir. İftar sonrası ara öğündeki meyvelerin üzerine toz tarçın serpmek kan şekerini de dengeler.

KRONİK BİR SIHHAT MESELENİZ VARSA DİKKATLİ OLUN

Oruç yakalamak isteyen ancak sıhhat problemi olan şahıslar İnsüline bağımlı şeker hastaları veya kan şekeri balanssız olan şahıslar, kronik böbrek ve karaciğer hastalığı olanlar, tansiyon hastaları, hamile ve emziren bayanlar ve ufak yaştaki çocuklar, Ramazan ayı başlamadan evvel oruç yakalamalarının sıhhat gidişatları açısından uygun olup olmadığını kesinlikle hekimlerine danışmalıdır.

Bir cevap yazın