Koklandığında Zekâyı Geliştiren Nebat

Bu Nebatı Koklamak Belleği %75 Oranını Kuvvetlendiriyor

Çağımız bilgi çağı bilindiği üzere. O kadar çok bilgiyi belleğimizde yakalamamız gerekiyor ki. Bunca bilgiyi hafızamızda yakalamamız gerçekten çok güç. Fakat bunu hakikatleştirmek hakikatinde düşündüğümüzden çok daha basit olabilir.

Bilimin de destekleyici bir rehabilitasyon usulü olarak kabul ettiği aromaterapi nebat yağları ve özleriyle yapılan rehabilitasyon cinsi buna en kolay misallerden biridir. Bu usulün işe yaramasının nedeni ise koklama sistemini yoğun bir şekilde harekete geçirmesi ve bu sistemin beyinle doğrudan irtibatlı olmasıdır. İkisi birbirine bağlı olduğu için bir hayli bilim insanı aroma terapiyle yakından ilgilenmiştir.

Koklama ve hafıza

Belleğe bağlı algılarla, özellikle kokuyla, alakalı bir hayli araştırma mevcuttur. Bir Hayli birey istemli ya da istemsiz çevresinde kokladığı şeylerle alakalı hatıralar oluşturmaktadır.

Ancak zamanla uzmanlar, psikoloji biliminin ötesine geçerek kokuya beyinde kimyevi bir tesir yaratan eforlu bir uyarıcı gözüyle bakmaya başlamışlar ve koku ve beyine tesiri üzerinde bir hayli araştırma yapmışlardır.

İşte bu araştırmaların bir haylisinde öne çıkan ve hepimizin yakından tanıdığı bir nebat var; “Biberiye.” Biberiyenin belleği %75 gibi bir hayli yüksek sayılabilecek bir oranda kuvvetlendirdiği muhtelif araştırmalarla ortaya çıktı.

Belleği kuvvetlendiren nebat: Biberiye

Yunan mitolojisi, hoşluk ve aşk tanrıçası, Afrodit’i sudan biberiye ile kaplanmış bir biçimde çıktığını tarif etmiştir. Ortaçağ’da biberiye bir hayli düğün ve cenaze de kullanılmıştır içkilere canlılık vermesi için katılmıştır. 14.yüzyılın sonlarına doğru İngiltere’de biberiye Shakespeare’in Hamlet metnin de donakaltıcı bir biçimde “andırma nebatı” olarak anlatılmıştır.

Biberiye üzerine yapılan araştırmalar

Biyolojik açıdan işe yarayan biberiye ile beraber kullanılabilecek iyileştirici bileşimler mevcuttur. İçinde bulunan antioksidanlar ışınımdan ve kanserojen hasarlılardan vücudu gözetmektedir. Aynı zaman da içinde bulunan kafeik asidin, kafur, rosmanol ve betulin asidin canlı hücrelerle etkileşime geçerek uyarıcı tesir yaratmaktadır.

Ancak biberiye üzerine yapılan hakikat mantıkta bilimsel araştırmalardan en göze çarpanlarından biri ise 1987 yılından katlanıyor. Planta Medica journal’dan dört tahlilci, fareler üzerinde bu nebatı test ettiler.

Yalnızca biberiye kokusuna maruz vazgeçilen farelerin kan akışında besbelli bir çoğalış gözlemlediler. Bu biberiye nebatının biyolojik etikilerinin olduğunu gösteren ilk işaretti fakat son değildi.

Değişik ehemmiyetli araştırma ise 1998 senesinde hakikatleşti ve International Journal of Neuroscience’da yayınlandı. Bu araştırmada Miami Üniversitesi Tıp Fakültesinden birkaç tahlilci nebatı insanlar üzerinde test etti.

40 erişkin seçildi ve bir kısmına lavanta bir kısmına da biberiye koklatıldı. Ardından kobaylardan, terapinin evvelinde ve sonrasında matematik problemleri çözmelerini istediler. Neticeler ise afallatıcıydı.

Buna göre lavantayı koklayan katılımcıların hepsi kendilerini daha gevşemiş sezdiklerini belirtti ve deney evveline göre sualleri azıcık daha basit çözdüler. Ancak biberiye kullananlarda ise vaziyet değişikti.

Biberiyeye maruz kalanlar kendilerini daha kurnaz ve dinamik hissetiler ve lavanta grubuna oranla sualleri iki kat daha süratli çözdüler.

2003 senesinde ise çok daha kapsamlı bir çalışma yapıldı. 144 şahsiyet bir grubu üçe ufalayan tahlilciler, bir gruba hiçbir şey koklatmadı, değişik gruba lavanta, değişik grup ise biberiye koklattı. Biberiye kokusuna maruz kalan grup hafıza performasında %75 oranında oldukça yüksek ve beklenmeyen bir çoğalış yaşadı.

Biberiye koklamayan grup ise testlerde hemen hemen aynı performansı sergiledi. Bu deney biberiyenin insan beyninde öğrenişsel yeti açısından ne kadar ehemmiyetli ve tesirli bir nebat olduğu ortaya çıkardı.

Uzmanlar özellikle 75 yaş üstü insanların kumpaslı olarak saf biberiye yağını koklamalarının akılsal sıhhat açısından oldukça bereketli olacağını dile getiriyor.

Bir cevap yazın