Mide sızısının ilacı rezene çayı

İftar sonrası sindirim meseleyi yaşayanların imdadına nebat çayları yetişiyor. Rezene çayı hem mide yanması ve kabarıklığı rahatlatıyor hem de oruç sonrası oluşan baş sızılarını gideriyor. Gaz sancılarını da nane çayı bitiriyor.

Uzun oruç süresi enerji düşüklüğüne, hatta bayılmaya dahi neden olabiliyor. Oruç yakalayanların sıhhatini gözetmek ismine doğru gıdaları uygun ölçüde harcaması gerekiyor. İftar sofralarında fazla yemek yiyenlerin mide problemleri, sindirim meseleleri yaşadığına dikkat sürükleyen Memorial Şişli Sağlık Kurumu Beslenme ve Perhiz Bölümü’nden Uz. Dyt. Merve Yüksek, Ramazan’ı sıhhatli bitirmek isteyenlere tekliflerde bulunuyor…

İftardan sonra nebat çayları için
İftardan sonra içilecek 1 kadeh rezene çayı sindirim sistemindeki adaleleri hafifleterek hazmı basitleştirir. Mide yanması ve kabarıklığı giderir. Ayrıca gaz yaradılışını eksilterek mideyi hafifletir. Rezene sindirime tesirinin yanı gizeme iftar sonrası oluşan baş sızıları için de tesirlidir. Papatya çayı yatıştırıcı tesiri ile hem sahurda hem de iftarda içilebilir. Sahurda harcandığında yatmaya takviyeci olur. Tüm gün boş kalıp kasılan mideye yüklü ölçüde ve ağır yemekler girdiğinde oluşan gaz ve spazmlar için iftar sonrası tıbbi nane çayı içilmeli.

Kesinlikle sahursuz oruç yakalamayın
Ramazan’da yapılan en büyük yanılgılardan biri uykuyu ayrılmamak ismine sahura kalkmamak veya yiyip uyumaktır. Her iki vaziyet de sindirim sisteminin balansını bozar. Sahurda yumurta, az tuzlu peynir, süt, bütün hububatlı ekmek veya tost seçim edilebilir. Tuzlu besinlerin susatacağı; şekerli ve hamur işlerinin acıktıracağı unutulmamalıdır.

Yoğurt, cacık ve ayranı beceriksiz etmeyin
Oruç açarken ivedi etmeyin. 1 adet hurma veya zeytin ile orucu açtıktan sonra çok yağlı ve tuzlu olmayan çorba ile devam edin. Gün boyu açlığın ardından ani yemek yüklemesi mide ve bağırsak problemleri yaşanmasına neden olacağından yemeğe azıcık ara verin. Orucu açtıktan bir zaman sonra yemeğe hafif zeytinyağlılar, salatalar ve yağlı olmayan et veya sebze yemekleri ile devam edin.Yoğurt, cacık veya ayranı sofralardan beceriksiz etmeyin.İftar sofralarında ağır yağlı yemeklerin, kızartmaların, börek gibi hamur işi çeşitlerinin ve şeker içeriği çok fazla olan şerbetli tatlıların bulunmamasına itina gösterin. Ramazan ayının ananesel lezzeti olan pide ise 1-2 dilim olacak biçimde harcanabilir. Yemekten 1 saat sonra yapılacak yarım saatlik yürüyüş ise şahsın hem kendisini daha iyi sezmesini sağlayacak hem de yediklerini hazmetmesine takviyeci olacaktır.

KRONİK HASTALIĞI OLANLAR DİKK AT

Oruç yakalamak isteyen ancak sıhhat problemi olan şahısların İnsüline bağımlı şeker hastaları veya kan şekeri balanssız olan bireyler, kronik böbrek ve karaciğer hastalığı olanlar, tansiyon hastaları, hamile ve emziren bayanlar ve ufak yaştaki çocuklar, kesinlikle hekim hakimiyetinde olmaları gerekiyor.

SUYU TARÇINLI İÇİN
Bedenin ısı balansını sağlamak için iftar ile sahur arasında bol bol akışkan alınmalı. Bu süreçte saat başı 1-2 kadeh su içilmeli. Gündüzden bir sürahi su içerisinde birkaç adet çubuk tarçın, taze nane yaprakları ve limon dilimleri bekletmek hem kan şekeri balansı sağlar hem de tek başına su içmeyi önemsememe edenler için hoş bir seçenektir. Suyun yanı gizeme nebat çayı, ayran, maden suyu, şekersiz limonata ve kompostolar da seçim edilebilir. Ayran ile aromasız bir maden suyunu karıştırarak içmek gün boyu bedenin kaybettiği mineralleri yerine koyar. Ayrıca yoğurtlu soğuk çorbalar ve cacık hem ferahlatma hem de tok yakalama özellikleriyle iftar mönülerinde kesinlikle yer almalı..

MEYVEYE SERPİN
İftar sonrasında tatlı olarak Ramazan’ın ananesel lezzeti güllaç, sütlaç, muhallebi ve dondurma gibi hafif tatlılar seçim edilmeli. Ananas gibi lifli ve şeker oranı düşük meyvelerden oluşan salatalar da hem vitamin gereksinimini karşılar hem de tatlı özlemini giderir. İftar sonrası ara öğündeki meyvelerin üzerine toz tarçın serpmek kan şekerini de dengeler.

Bir cevap yazın