Miski Amber Nedir, Nereden Elde Edilir?

“Misk-i Amber” eşi- eşi olmayan bir koku demektir. ‘Yüce Tanrı’nın Takdir-î İlâhisidir…’

Misk, bir cins erkek ceylan tarafından üretilen hoş kokulu maddedir. Aynı zamanda erkek misk geyiğinin bedeninden çıkan, kokusu güzel ve güçlü, yağlı bir salgıdır.

Slikeni, geyiğin karnının alt tarafında bulunan salgı bezinden kazanç. Misk salgısına koku veren ana madde, muskon organik bileşiğidir.

Ceylan dışında, bazı değişik hayvanlardan da üretilebilir misalin misk kedisi. Asya kıtasında yaşayan bir cins keçiden üretilen misk, en bol olan ve en çok kullanılan cinsidir.

Bugün sentetik olarak da üretilen misk, özellikle Orta doğu ve İslâm kültüründe aşırısıyla öğrenilen ve değer katılan bir kokudur. Kur’ân’da cennette bulunduğu anlatılır.

Misk, parfüm imalinde esans ruhu olarak, koku ve renk vermek için kullanılır. Misk elde etmek için, geyiğin salgı yapan bezleri, bulunduğu yerden çıkarılarak kurutulur.

Bu bezlerin büyüklüğü, kocaman bir yumurta büyüklüğünü geçmez.

En iyi misk, Tibet’te yaşayan geyiklerde bulunur. Doğu ve Orta Asya’da yaşayan misk geyiğinin yüksekliği 55 santimetreyi geçmez. Ufak yapılı bir hayvandır. Etinden ziyade parfümcülükte kullanıldığından, misk üreten bezlerini almak için avlanır.

Sayıları hızla eksilmektedir. Esasen misk elde etmek için avlamak gerekmez. Sıradan olarak hayvan misk salgısını kendiliğinden salgılar. Salgının rengi, siyahtan ayırt edilmeyecek biçimde koyu kahverengidir. Biriktirilip kurutulduktan sonra harekâta tabi yakalanarak misk esansı elde edilir.

Misk sözcüğü Kur’ân-ı Kerim’in şu âyetinde geçmektedir:

Mutaffifîn-22-26: Belli ki ebrar olanlar, elbette ni’metler içindedir. Tahtlar üzerinde oturup izlerler. Sen, ni’metin pırıltısını keyfini, onların suratlarında görüp Onlara, damgalanmış yalnızca kendilerinin kalemtıraşı saf şaraptan sunulur içirilir.

Onun o şarabın sonu misktir harika misk kokusudur. Ve yarışanlar, artık bunda bunun için yarışsınlar.

Hadîslerde iyi ve hoş mizaçlı salih insanlar, miske benzetilmiştir:

“İyi bir sohbet dostu misk satıcısı gibidir, sana misk vermese dahi kokusu bulaşır. Makûs bir sohbet dostu da körük sürükleyene eş. Alevlendirdiği ateş seni yakmasa da, üzerine dumanı bulaşır.”

Buhârî ile Müslim’den Riyâzu’s-Salihiyn, I, 396.

Yunus Emre de cennet ehlini şu biçimde vasıflandırır:

“…Aydan arıdır suratları, Misk-u anberdir lafları…”

Koku sanayiinde büyük miktarda kullanılan misk’ler ya hayvanlardan veya birleşimlerle elde edilir. Tabiî misk kokusu sert ve dayanıklıdır. Dağılma eforu çok fazladır.

Tabiî misk, vetonkin veya Çin miski, misk hayvanlarının salgısından da elde edilir. Özellikle ceylandan başka misk öküzü, misk keçisi, misk kedisi ve misk faresindeki misk bezeleri çok misk ifraz ederler. Asya’nın yüksek dağlarında yaşayan bir tür keçiden çok misk elde edilir. Koku veren esas maddesi muskondur. Sentezle muhtelif misk cinsleri elde edilir.

AMBER:

Genellikle parfüm imalinde kullanılan, koku veren bir bileşiktir. Amber, basmakalıpta koyu kahverengi veya siyah renktedir. Hava, güneş ışığı veya deniz suyu ile temas ettikten sonra rengi giderek açılır ve sarih kahverengi, sarımtırak bir hal alır. Renk açılırken bir dizi kimyevî tepkin alana kazanç.

Tepkinler sırasında amber içerisinde bulunan maddelerin en ehemmiyetlisi olan ‘ambrein’ sarihe çıkartılır. Bu madde, amberin %45-85 kadarını teşkil etmektedir. Ambere has koku, bu maddenin yapı taşlarının dizilişindeki mucizevî özelliklerden alana getirilir. Amberin öteki kısımlarını muhtelif yağ molekülleri oluşturmaktadır.

AMBER İKİ YOLLA ELDE EDİLİR:

Birincisi, kutuplara yakın bölgeler hariç tam ummanlarda yaşayabilen ‘Physeter macrocephalus’ adlı dev balinanın, denize attığı salgı muhteviyatındaki amberin denizden veya tutulan balinalardan bir araya gelmesi yoluyla;

ikincisi, doğrudan laboratuarda sentetik olarak birleşimlenerek veya amber kokusu taşıyan bazı nebat özütleri, bir seri kimyevî harekâtlardan geçirilerek. Balina kaynaklı amberin azlığı nedeniyle, günümüzde harcanan amberin çoğu sentetik ve yarı sentetik yollardan üretilmektedir.

Tabiî amberin birleşim edildiği fabrika olan ‘Physeter macrocephalus’ adlı balina kaşolot, Akdeniz’de zaman zaman görülmekle beraber, genellikle yarı sarih ve sığ denizlere girmez.

Bu balinalar; baş bölgesindeki salgı bezleri, yağlı ve mumsu bir madde salgıladığından ‘ispermeset balinası’ olarak da öğrenilirler. Bedenlerinin üçte biri büyüklüğünde olan baş kısımları, bu mumun depolandığı bölgedir.

Sadece alt çenelerinde elliye yakın diş bulunmaktadır. Erkekleri 15-20 metre uzunluğunda, 45-55 ton ağırlığında; dişileri, 11-13 metre uzunluğunda, 20 ton ağırlığındadır.

Vasati ömürleri yetmiş yıldır. Gnamımızda rakamlarının altı surat bin ortamında olduğu hipotez edilmektedir.

Balina avcıları 18. ve 19. asır ile 20. asrın ilk yarısında çok rakamda balina avladıklarından Enternasyonal Balina Komiteyi, 1984 senesinde ticarî kasıtlı balina avcılığını tamamen menetmiştir.

Bu balinayı öteki balina cinslerinden değişik kılan ehemmiyetli bir özellik, sindirim sisteminden salgılanan salgıda, amber adlı kokulu kimyevî bileşiğin bulunmasıdır.

Bu hoş kokulu kimyevî bileşiğin, balinaya ne cins bir fayda sağladığı henüz yanıtlanamamıştır.

Bazı tahlilciler, balinanın istemeden yuttuğu sert ve kesici maddelerin sindirim sistemini tahriş etmesi sonucunda, amber salgılanmasının uyarıldığını ileri sürmüşlerdir. Sidrak edilen amber, yirmi santimetreden daha ufak yumrular biçiminde beden dışına atılır.

Bir balinanın senede 300 kga kadar amber birleşim edebilme kapasitesinde olduğu hipotez edilmektedir.

Ölü balinaların karnı açıldığında, vasati 45 kg amber elde edilebilir. Gnamımızda balina avı menedildiğinden balinaları öldürerek amber elde edilememektedir; ancak balinaların Bahama Adaları etrafında denize vazgeçtikleri amber, insanlar tarafından bir araya gelmektedir.

Kaşalot veya İspermeçet balinasından elde edilen amberin teşekkülü hakkında muhtelif düşünceler vardır.

Bunların kaşalot balığının yiyeceğini teşkil eden sefalopodların kafadan ayaklıların iyi sindirilmemiş bakiyeleri oldukları fikri güçlüdür. Çünkü ambergris’in içinde ekseriya mürekkep balığı gibi sefalopodların sırt kısımlarına ait parçalar bulunur.

Ambergris, Çin ve Japon denizleri ile Madagaskar, Bengal, Java ve Sumatra gibi tropik memleketlerin sahillerine bir araya gelir. Sudan hafif olduğundan denizin üstünde yüzer ve sahile atılır.

Amber ya da ambergris, iç içe teşekkül etmiş, kül renginde, balmumu kıvamında bir maddedir. İçinde sarımsı kirler görülür. Yoğunluğu 0.9 g/cm3 ortamındadır. Bütün bir erime derecesine sahip değildir. Kokusu hafiftir. Tadı aromatik ve yakıcıdır. Suda erimez. Yanarken özel bir koku neşreder ve bol bir kül vazgeçer.

Hz. Aişe ra annemiz, Efendimiz’in S.A.V misk ve amber gibi renksiz kokular süründüğünü bildirmiştir. Amber, Efendimiz’in S.A.V de kullandığı hoş bir koku olması nedeniyle müslümanlar tarafından beğenilen ve kullanılan bir koku olmuştur.

Amber, genellikle parfüm imalinde kullanılmakla beraber zaman zaman ananeye dayalı tıp uygulamalarında da kullanılmıştır. Folklorik tıp uygulamalarında kullanılan maddelerden biri olan amber üzerinde de muhtelif araştırmalar yapılmıştır. Bu araştırmaların özet bilgisi şöyledir:

Koku reseptörleri taşıtıyla sezilen amber, beyindeki hipofiz bezine tesir ederek muhtelif hormonların salınışı ve balansı üzerinde farklılıklara vesile olabilir. Deney hayvanları üzerindeki bir çalışmada amberin, kanın pıhtılaşmasını yasaklayıcı istikamette tesirleri olduğu kollanmıştır.

Başka bir çalışmada, deney hayvanlarının farklı uzuvlarından alınan düz adaleler -özellikle rahim düz adaleleri- üzerinde amberin adale rahatlatıcı tesiri olduğu tespit edilmiştir.

Bu araştırma sonuçları, amberin bazı hastalıkların rehabilitasyonuna vesile olabileceği ümidini artırmaktadır.
Kalp güçlendirici, kramp çözücü, iştah açıcı ve hazmı basitleştirici olarak daha öncekinden beri kullanılmıştır.

Daha Öncekinden tıpta nama ve epeyce kullanım alanına sahip olan amber, bugün bu emelle kullanılmaz. Geçmişte saflaştırılmış amber yağı isteri ve boğmacada kullanılmıştır.

Amber, mürekkep imalatında da kullanılmaktadır.

Arap ülkelerinde, özellikle Mekke ve Medine’de “amber kokuları” ufak sabun kalıplarına eş biçimde kutular halinde satılmaktadır.

Balinanın bağırsaklarında teşekkül eden ve bir sindirim artığı olan bu maddenin tabiî mi yoksa marazî mi olduğu henüz tespit edilememiştir.

Tarihte amber-i sâil Liquidambar orientalis, sığla yağı ve amber çiçeği Abelmoschus moscatus yağı gibi hoş kokan muhtelif maddelere de bu ad verildiği için, bilgiler zaman zaman birbirine karışmıştır.

Hatta bazı ağaç reçinelerinin fosili olan kehribara da aynı ad verildiğinden, birbirine karıştırmamak için ambere ‘gri amber’ , kehribara da ‘sarı amber’ denmektedir.Kehribarda deterpenik reçine asitleri, rezenler ve azıcık uçucu yağ bulunur. Kehribardan muhtelif bayan eşyaları yanında, tesbih ve ağızlık da yapılmaktadır.

Daha Öncekinden uyarıcı ve antispazmodik olarak da kullanılırdı. Bugün ilaç olarak da kullanılmaktadır. Türkiye’de kehribar genellikle azametli tesbih imalinde kullanılmaktadır.

Efendimiz’in de S.A.V zaman zaman kullandığı kokulardan olan amber, muhtelif ebatlarıyla incelenmesi gereken kimyevî bir maddedir.

Meselâ koku olarak kullanıldığında, amberin psikolojik ve nörolojik tesirlerinin neler olduğu henüz öğrenilmemektedir. Hakkında öğrenilenler bu kadar az olunca, sıhhat ve özellikle aroma-terapi kokuyla rehabilitasyon açısından bu madde üzerinde daha fazla araştırma yapılması gerekmektedir.

SUÇ VE CEZA’DA ŞOK SÖZLER; PARFÜMLER NEREDEN ELDE EDİLİYOR?

Adli Bilimler Uzmanı Prof. Dr. Sevil Atasoy’un hazırlayıp sunduğu CNN TÜRK’te yayınlanan Suç ve Kanıt programında aşk, intikam, cinayetler ve koku tartışıldı.

Programa psikiyatr Prof. Dr. Özcan Köknel, gazeteci Yüksel Aytuğ, ilişki danışmanı İlhan Uçkan ve koku uzmanı Vedat Ozan katıldı.

Kokunun tesirlerinin konuşulduğu programında koku uzmanı Vedat Ozan’ın yaptığı söyleme stüdyodaki davetlileri şoke etti.

Koku uzmanı Vedat Ozan, ‘kokuların kalıcı olması için hayvanların genital bölgelerinde üreyen kokuların kullanıldığını’ açıkladı.

Kaynak

Bir cevap yazın