Pideye mesafeli yanaşmanız için 7 neden

İftar sofralarının baş tacı olan pide, yedikçe yediriyor… Sıcacık pideye doyamayanlar 1-2 saat sonra kan şekeri balansı bozulduğu için yine acıkıyor. Kilo alıyor.

Ramazan’ı sıhhatli geçirmek için iftar ve sahurda ne yenildiği kadar ne kadar yenildiği de büyük ehemmiyet taşıyor. Sıcacık pideye ise şüphesiz kimse ‘hayır’ diyemiyor. İftar sofralarının bırakılmazı olan pideye karşı koyamayanları ne yazık ki ‘doyumsuzluk’ bekliyor. Prof. Dr. Osman Erk, Ramazan’ın ananeselleşmiş gıdayı pideye mesafeli yanaşmak gerektiğini belirterek, şu önerilerde bulunuyor.

ÇOK ACELE ACIKTIRIYOR
Ramazan pidesi glisemik indeksi ve glisemik yükü yüksek, beyaz undan yapılmış bir yiyecektir. Beyaz undan yapılmış yiyecekler şeker kategorisinde değerlendirilir. Bu cins yiyecekler acıktıran, karbonhidrat dolu gıdalardır. Yendikten 1-2 saat sonra kan şekeri süratle yükselir, insülin salgılanır ve kan şekeri düşer, açlık hissi ortaya çıkar. Birey tekerrür yemek yemek zorunda kalır. İnsülin acıktıran, tekerrür yemek yemeye neden olan ve yağ depolayan bir hormondur. Bu sebeple Ramazan pidesi az ölçüde yenmelidir. Şayet bulunuyorsa bütün buğdaydan yapılmış sıhhatli Ramazan pideleri seçim edilmelidir.

KEK-PİZZADAN UZAK DURUN
Sofra şekeri çay şekeri, fruktozlu darı şurubu, süt şekeri, bal, pekmez, marmelat, sütlü çikolata, meyve suları arıtılmış şeker olarak adlandırılan gıdaların başlıcalarıdır. Beyaz undan yapım edilen pastane mahsulleri de arıtılmış şeker gibi değerlendirilmelidir. Simit, poğaça, kek, pasta, pizza, hamburger, lavaş, pide, bisküvi bunlardan kimileridir. Bunlardan uzak durulmalıdır.

SUYUN FAZLASI SİNDİRİMİ BOZAR

İftarla sahur arasında kumpaslı ve balanslı bir su tüketimi programı uygulanmalıdır. Evvel 2 bardak su ile iftar açılmalı, hurma, çorba ve salata ile devam edildikten sonra yemek yemeye bir müddet ara verilmelidir. Bu ara sonunda yiyecekler bağırsakta ilerler ve tokluk merkezi harekete geçer. Daha sonra ana yemeğe geçilmelidir. İftar süresince bol ölçüde su harcamak sindirim enzimlerinin sulanmasına, işlev görememesine, sindirim bozukluğuna neden olabilir. Su tüketimine yemekten sonra devam edilmesi ve sahura kadar aralıklarla 2-3 litre içilmesi uygun olur. Bir anda fazla ölçüde su içmek doğru değildir. Ayrıca susama hissi uyaran tuzlu, salamuralı, kızartmalı gıdalardan uzak durulmalıdır.

KABIZLIĞA KARŞI TEMKİN ALIN
Beslenme kumpasının değişmesiyle beraber Ramazan Ayı’nda bazı şahıslarda kabızlık şikayetleri ortaya çıkabilir. Yeterli ölçüde akışkan tüketimi, iftardan sonra tempolu yürüyüşler, probiyotik yardımları ve prebiyotik yiyecekler kabızlığı önler. Gerekirse iftar ve sahurlarda harcanan çorbalara yulaf kepeği, keten tohumu, chia tohumu ilave edilebilir. Sebzeler, yeşillikler ve baklagillerden oluşan beslenme stili de kabızlığı engeller.

MİGREN HASTALARI ORUÇ YAKALAYABİLİR Mİ?
Migren; stres, ısı, ışık, açlık gibi etmenlerle tetiklenebilen bir hastalıktır. Uzun süren açlık migren krizlerini sıklaştırır. Gözetici ilaçlarla hakimiyet altında yakalanan ve seyrek gelen migren krizleri olan hastalar oruç yakalayabilirler. Krizleri sık gelen hastaların oruç yakalamaları ise sakıncalıdır.

MEYVE TÜKETİMİ NASIL OLMALI?
Ramazan’da meyve yememek gerektiğini düşünenler vardır. Bu netlikle doğru değildir. Bir ay süresince meyvelerde var olan vitamin, mineral, lif, posa, enzim, antioksidan ve antikanserojen maddelerden uzak durmak son derece yanlıştır. Ramazan’da meyveler muhtemelse iftar sonrası harcanmalıdır. En az 3 porsiyon meyve sıhhat açısından faydalıdır. Özellikle yağ yakıcı özelliği de bulunan mandalina, greyfurt, elma, böğürtlen, yaban mersini, dut gibi meyvelerin harcanması gerekir. Çok tatlı olan meyvelerden kaçınılmalıdır..

NELERİ YAPALIM NELERDEN KAÇALIM?

Acıktıran besinleri değil tok yakalayan yiyecekleri seçelim. Arıtılmış karbonhidratlar, unlu yiyecekler, şerbetli tatlılar, reçel, bal, komposto, marmelat, meyve suları acıktıran gıdalardır.
Posalı sebzeler, baklagiller, kuruyemişler ise tok yakalayan yiyeceklerdir.
Unlu mamüller, pideler, simit ve poğaça gibi pastane mahsulleri yeniden acıktıran gıdalardır. Ramazan pidesi az ölçüde harcanmalıdır.
Ceviz, yumurta, zeytin, avokado, çorba, kefir tok yakalayan yiyeceklerdir. Tuzlu yiyeceklerden olan salamura, turşu, ambalajlı işlenmiş yiyeceklerden uzak durulmalıdır.
Tuzlu gıdalar susama hissini çoğaldırır ve rahatsızlık yaratır.
Salata ve çorbalar hem iftar hem de sahurun bırakılmazları olmalıdır.
Fazla ölçüde çay, kahve, kolalı meşrubat yerine rezene, papatya, melisa gibi nebatsal çaylar harcanmalıdır.
Sade maden suyu harcamak minerallerin alımı açısından uygun olabilir.
Kızartma, kavurma, barbekü ve mangaldan uzak durulmalıdır. Bunun yerine buğuda pişirilmiş mahsuller, uzun müddet kısık ateşte kaynatılmış gıdalar ve fırında pişirme seçim edilmelidir.
İftar sonrası hafif tempolu 30-45 dk süren bir yürüyüş yiyeceklerin sindirimi ve kalori hakimiyeti açısından uygundur…

Bir cevap yazın