Sık sık palavra söylemenin sıhhatimize tesiri

Her insan netlikle palavra söylüyor. Ancak uzmanlar palavra söylemeyi bir alışkanlık haline getirenler için kötü bir haber verdi. İşte sık sık palavra söylemenin sıhhatimize tesiri…

Yapılan araştırmalara göre “Her şey yolunda, gayet iyiyim” yanıtı dünyadaki tam insanların en sık söylediği palavra… “Cep telefonum sürüklemiyordu, trafik tıkalıydı, ne kadar da zayıflamışsın!” da listenin üst sıralarında yer alıyor. Palavra söylemeden yaşamak efor ancak bunun bir dozu olmalı diyen bilim insanları, palavranın sıhhatimizi nasıl etkilediği hakkında bilgiler verdi.

“PALAVRASIZ BİR CEMİYET İMKÂNSIZ”

Deutsche Welle’nin sosyal medyada yaptığı anket stili araştırmada esrarengiz neticeler ortaya çıktı. “Neden palavra söylersiniz?” sualine bir takipçi “Annemi hoşnut etmek için” derken bir başkası “Dostlarımı sevindirmek ya da cesaretlendirmek için“ yanıtını verdi. Ankete katılanların yüzde 49’u bu cins “beyaz palavralara“ müracaat ettiğini itiraf etti.

Kassel Üniversitesi sosyal psikologlarından Marc-André Reinhard, bunun sebebini şöyle söylüyor: “İnsanlar arasındaki etkileşim, ancak karşınızdakinin özdeğerlerine hürmet göstermekle muhtemel. Bu sebeple palavrasız bir cemiyet neredeyse imkânsız. İmajımıza hasar verebilecek negatif söylemlere karşı son derece duyarlı bir tepki veriyoruz. Reeller çoğu defa can yaktığı için de arada bir küçük palavralara müracaat etiyoruz.”

Bu sebeple de misalin bir bayan dostumuzun yeni saç modeli harap görünse dahi, onu üzmemek için “Harika olmuş! Gerçekten çok yakışmış“ cinsinden palavralar söylüyoruz. O da bunun karşılığında bize, kışın birkaç kilo almamıza karşın “Çok formda görünüyorsun“ diyerek jest yapıyor.

PALAVRA SIHHATİMİZİ NASIL ETKİLİYOR?

Öyleyse “Yaşasın palavra!” mı diyeceğiz? Mesele bu kadar da kolay değil. Çünkü madalyonun arka suratında, palavra söylemenin pek çok negatif tesiri karşımıza çıkıyor. Bunlardan biri de insan sıhhatine verdiği hasar. Palavranın ebatlarına göre değişmekle beraber devamlı olarak bir şeyi olduğundan farklı göstermek, hayli yorucu ve stresli olabilir.

Amerikan Psikoloji Derneği’nin yaptığı bir araştırmaya göre daha az palavra, aynı zamanda daha fazla sıhhat anlamına geliyor.

Psikolog Anita Kelly başkanlığındaki araştırmada kobaylar iki gruba ufaladı. Birinci grup hiçbir kısıtlamaya tabi tutulmazken, ikinci gruptan günlük yaşamdaki beyaz palavralardan sakınmaları istendi. Yalnızca sahte özürler ve kedi koruma refleksiyle söylenen palavralar değil, aynı zamanda asılda olduğundan daha pozitif bir izlenime neden olacak mübalağalar da suçsuz palavralar kapsamında değerlendirilip menedildi. Sonra her iki grubun da sıhhat vaziyetleri detaylı olarak incelendi. On hafta sonra palavradan sakınmaya çalışan gruptaki kobayların gerginlik ve stres seviyelerinin apaçık biçimde eksildiği saptandı.

ÜZMEMEK İÇİN PALAVRA SÖYLEMEK…

Bir başka Facebook kullanıcısı da “Beni kimsenin hoşlanmamasından korktuğum için palavra söylüyorum” diyor.

Ancak burada büyük bir tezat ortaya çıkıyor: Bir ilişkide karşı taraftan beklediğimiz en ehemmiyetli şey samimilik! Lakin biz, sevgi mukadderatına içten davranmayarak herşeyden evvel kendimizle çelişiyoruz. İncelemeciler bu surattan uyarıyor: “Palavra, insanlar arasında güvensizliği ve mesafeyi artırır, ilişkileri öldürür.”

PALAVRA SÖYLEMEMEK İÇİN SUSUN!

“Elbette her doğru, her yerde ve her zaman söylenmez. Ama bazen daha az konuşarak da meseleyi çözebiliriz. Çünkü az konuşan daha az palavra söyler, daha az gerekçe üretir, daha az mübalağa etir ve sonunda daha az sahte özür uydurmak zorunda kalır. Bir değişik usul de palavrayı kendi kendimize menetmemiz. Palavra söylemek zorunda kalacağımız eylem ve gidişatlardan sakınırsak, daha sonradan bunlarla alakalı palavra söylemek zorunda da kalmayız.”

Bir cevap yazın