Siyah Çayın Afallatan Hasarları

Kıpkırmızı demlenmiş bir bardak nefis çaydan daha iyi bitkinliğinizi alacak ve insanı gevşetecek şey pek yoktur. Siyah çayı dünyada en çok içen uluslardanız ve ülkemizde üretilen çay da dünyanın en iyilerinden. Ulusal meşrubatlarımızdan olan siyah çayın yararları gerçeğinde yabana atılacak türden değil zira tamamen nebat yapraklarından elde edilen natürel ve katkısız bir meşrubat var karşımızda. Böyle iken “her şeyin aşırısı hasar” prensibi çay içinde geçerli. Gerçeğinde bir hayli açıdan sıhhate iyi gelen çay, çok ve yanlış içildiğinde hafif bir ekip hasarları da olabiliyor. İşte biz de bu yazıda siyah çayın olası hasarları ve bunların hangi vaziyetlerde ortaya çıktığından bahsedeceğiz.

Aç Karnına Çay İçmek Mide Bulandirabilir

Çayda tanik asit diye gerçeğinde bir hayli verimi olan bir madde bulunur. Ancak asit yapısı sebebiyle tanik asit boş mideyi rahatsız ederek mide bulantısına yol açabilir. Bu surattan bir öğünden hemen evvel yada sabah kalktıktan hemen sonra hiçbir şey yemeden çay içmek mide bulantısı ile sonuçlanabilir ve pek önerilmez.

Aç karnına içilen çayın bir başka hasarı ise çaydaki kafeinin boş mideyi hemen geçip çok süratli bir biçimde kana karışması. Uyarıcı bu maddenin ani tesirini, açlık nedeniyle bedenin cılız düşmesiyle birleşince sersemlik, fevrilik ve baş dönmesi gibi yan tesirler ortaya çıkabilir. Kafeinin yan tesirleri aç karnına içmediğiniz zaman da kendini gösterebilmektedir.

Kafein

Kafein dünya çapında en yaygın biçimde kullanılan uyarıcı maddedir ve çoğunlukla meşrubatlar yoluyla bedene alınmaktadır. Çay, yeşil çay , mate, kahve, kakao ve çikolatada natürel olarak kafein bulunur. Kola ve enerji meşrubatlarına ise katkı olarak ilave edilmektedir. Kafein, beyne tesir ederek uyku ve bitkinlik hissini eksiltir, konsantrasyon ve yosunu seviyesini yükseltir. Kalp atışını süratlendirerek kan tazyikini yükselten kafein aynı zamanda adaleleri uyarır ve daha zinde olmanızı sağlar. Kafein, bayağı ölçüde alındığında hasarı yoktur ama yüksek dozlarda bazı yan tesirler ortaya çıkabilmektedir. Kafeinin yan tesirleri arasında yüksek tansiyon, çarpıntı, ürperme, titreme, gerginlik, kaygı, stres, sıcaklık vs. sayılabilir. Bu surattan özellikle akşam saatlerinde çok çay içmek bazı şahıslarda uykuyu kaçırabilmektedir.

Sağlıklı bir erişkin için günlük kafein üst limiti 400­500 mg olarak öngörülmüştür. Ergenlik çağındakilere ise 100 mg’dan aşırısı önerilmez. Çocuklar için üst limiti daha da düşük olan kafein, altta söyleyeceğimiz üzere hamile ve emziren bayanlara öneri edilmemektedir. Günlük kafein tüketiminizi ölçmek çok basit değil zira çaydaki kafein ölçüyü çayın cinsine ve ne kadar koyu demlendiğine göre klasik bir fark edebiliyor. Öyle ki bir çay kadehi demleme veya sallama siyah çay, 5 ila 35 mg kafein kapsayabiliyor. Bu vaziyette içtiğiniz çayın ölçüyü ve özelliklerine göre hipotez yürütmek size kalıyor.

Çok çay içmeyen ve kafeine alışık olmayan şahıslarda anlattığımız yan tesirler daha basit ortaya çıkabiliyor. Böyle alıngan şahıslar aniden çok fazla çay içmekten sakınmayı seçim edebilir. Çaya alışmış tiryakiler için ise başka bir problem var: Kafeine bağımlılık.

Kafein Bağımlılığı

Kafein beyinde bitkinlik hissine yol açan adenozin isimli bir molekülü yasaklayarak zekanızın bitkinken dahi bereketli çalışmasını sağlar. Ancak sürekli kafein alan beyin zamanla bağımlı olur ve konstantre olup işinizle eforunuzla uğraşacak gücü bulabilmek için çaya fakir hale kazançsınız. Çay tiryakilerinin çay içmeden duramamasının nedeni işte bu kafein bağımlılığıdır. Kafein bağımlısı şahıslar aniden çay içmeyi vazgeçtiği zaman fazla bitkinlik, konsantrasyon eforluğu, asap bozukluğu gibi kasvetler kendini gösterir.

Üstelik kafein bağımlısı şahıslarda kafeinin tesiri de eksilmiştir ve aynı uyarıcı tesiri görmek için aralıksız daha çok çay veya kahve gerekir. Neyse ki kafein bağımlılığı öbür bağımlılıklar gibi riskli bir vaziyet değil. Bir yada iki hafta kafein kapsayan meşrubatlar harcamadığınızda beyin banale dönüyor.

Hamile ve Emziren Anneler Hekime Danışmalı

Görüldüğü üzere çay kapsadığı kafein nedeniyle beden ve beyin üzerinde muhtelif tesirleri olan bir meşrubat. Hamile veya emziren bir bayan çay içtiğinde kafein doğrudan veya anne sütü yoluyla bebeğe geçiyor. Anne karnındaki veya yeni doğmuş bebeğin alıngan bedeni kafeinin uyarıcı tesirlerine karşı tabi ki daha korunmasız. Çay meşrubat annelerin bunu anımsaması gerekiyor. Bu arada kafein harcamanın gebelikte düşük gibi bazı tehlikeleri az da olsa artırdığı doğrultusunda bazı belirtiler de mevzubahisi. Bir bardak çay içtiyseniz panik yapmaya gerek yok. Tehlikeler uzun vakit ve yüksek dozda kafein tüketiminde ortaya çıkıyor. Yeniden de hamile ve emziren bayanların çay mevzusunda hekime danışarak hareket etmesi en uygun olan. Çayın bayanlara bir başka olası hasarı ise demir beceriksizliğine ve anemiye yol açabilecek özellikleri olması.

Çay Anemi Yapar mı?

Çaydaki bulunan kafein ile tanik asit, bağırsaklara eriştiğinde besinlerde bulunan demir mineralinin emilmesini yavaşlatıcı bir tesir yapar. Bu surattan yemek yiyip de üstüne bir bardak koyu siyah çay içtiğinizde yediklerinizdeki demir mineralini bütün olarak hazmedemiyorsunuz ve demir sindirim sisteminizden geçip boşa gidiyor. Bildiğiniz gibi demir kana rengini veren kırmızı hemoglobin molekülü için lüzumlu element. Demir yetersizliği olunca anemi ortaya çıkıyor. Bununla beraber doğrudan çay içmeye bağlı bir demir yetersizliği ve anemi çok sık görülen bir şey değil. Ancak sürekli çay içmek, zati anemiden muzdarip şahısların gidişatını kötüleştirebilir. Bir de anemiye daha eğilimli insanların bu mevzuda dikkatli olması gerekli, mesela bayanlar… Demir yetersizliği ve anemi daha ziyade bayanlar için bir problem zira bayanların demir gereksinimi erkeklerin iki katı. Bu surattan bayanlar için fazla siyah çay harcamak iyi bir fikir olmayabilir. Çayın bu olası hasarı bazı kolay ihtiyatlar ile ortadan kaldırılabiliyor. Öncelikle çayı yemekle beraber, yemekten hemen evvel veya hemen sonra içmeyin. Böylece demir minerali emilirken sindirim sisteminizde kafein ve tanen bulunmayacaktır. Çaya limon sıkmak ise bir başka sıhhatli önlem. Limondaki C vitamini demir emilimini artırıp çayın kötü tesirini karşılama edebiliyor. Son olarak demir mineralini kırmızı et gibi hayvan mahsullerinden almayı sınayabilirsiniz. Çünkü çay yalnızca nebatlardan alınan demire tesir ediyor ve etteki demir değişik olduğu için çay onun emilimini engellemiyor.

Çok Sıcak Çay Kanser Yapabilir

Ne yazık ki halk olarak çayı yakıcı derecede sıcak içmek gibi bir alışkanlığımız var. Oysa Dünya Sağlık Teşkilatı’nün 2016 senesinde yaptırdığı bir araştırmaya göre 65 C üzeri sıcaklıklarda içilen meşrubatlar ağız, gırtlak ve yemek borusunda kanser tehlikesini yükseltiyor. Gerçeğinde siyah çayın kendisi kanserojen değil. Hatta muhtelif kanser cinslerinin büyümesine mani olabilen yararlı bir meşrubat. Mesele çayın kaynar derecede sıcak olarak yemek borusuna girmesi burada yanıklara neden olması. Aralıksız olarak aynı yerdeki hücreler kaynar suyla imha edildikçe bu hücrelerin Deoksirübo Nükleik Asit’ları tabi ki bozulmaya başlıyor ve zamanla kanser hücreleri ortaya çıkıyor. Bu tehlikeyi ortada kaldırmak ise gayet kolay. Tek yapmanız gereken çayı ılık içmek.

Fazla Şeker Tüketimi

Eğer çayı bol şekerli içmeyi beğeniyorsanız saklı bir risk ile karşı karşıya olabilirsiniz. Bir çay kaşığı takribî 5 gram şeker kapsıyor ve bu şeker çayda çözünerek bedeninizde süratle kana karışıyor. Böylece kan şekeriniz yükseliyor. Her bardak çaya birkaç şeker atarak içtiğinizi ve bunu günde pek çok defa yaptığınızı düşünün. Bu vaziyette gün süresince kezlerce kan şekerinizi yükseltmekle kalmayıp afaki bir sürü kaloriyi de almış olursunuz. Fazla şeker ise hem insülin mukavemeti yaratarak şeker hastalığı tehlikesini artırır hem de bedeniniz tarafından yağa dönüştürülerek depolanır ve istenmeyen kilolara doğru minik ama kararlı bir adım teşlik eder.

Çay Dişleri Sarartır mı?

Çay, gerçeğinde bakteri düşmanı bir meşrubat olduğu için ağız ve diş sıhhati açısından muhtelif faydalar sağlıyor ama çay dişleri sarartırmı, sualinin yanıtı ne yazık ki, evet! Siyah çayda bol ölçüde bulunan tanen yada tannik asit olarak öğrenilen koyu renkli maddeler dişlere basitçe yapışıyor ve çıkmak öğrenmiyor. İçtiğiniz çay ne kadar koyu renkliyse o kadar çok tanen maddesine maruz kalıyorsunuz ve uzun vadede dişleriniz daha sarı hale geliyor. Sarı dişlerin sıhhate hasar verecek bir vaziyete yol açtığına dair bir bilgimiz yok ama görüntü açısından bir problem yaratabilir. Çayın diş sarartıcı tesirini eksiltmenin veya ortadan kaldırmanın birkaç yolu var. İlk olarak az demli çay içebilirsiniz. Koyu renkli olan firari çay ve ithal çaylardan uzak durmak ve Türk çayını seçim etmek de yararlı olabilir. Yeşil çay bir başka alternatif olabilir zira aynı nebattan üretilen yeşil çay renksiz veya sarih renkli tanenler kapsar ve bunlar daha az kir yapar. Bir başka önlem ise çay içtikten hemen sonra ağzınızı çalkalamak veya diş fırçalamak. Böylece renkli maddeler dişinize yapışıp kalmadan ortadan kaldırılmış olur

Florozis

Florozis, flor elementini fazla dozlarda almakla ortaya çıkan rahatsızlıklara topluca verilen bir ad. Florozis çocuklarda dişlerin yamuk ve kirli büyümesine, erişkinlerde ise kemik erimesi ve romatizma eşi hastalıklara yol açabiliyor. Çay yaprağı natürel olarak flor kapsar. Bu surattan çayın florozise yol açabileceği mevzusunda dünya genelinde bir ekip evhamlar ortaya çıkmış bulunuyor. Ancak bayağı ölçüde içilen siyah çayın böyle bir hasarının olduğu doğrultusunda kesin olarak kayda geçmiş bir belirti ve çalışma olmadığını andırdıralım. Zati flor az ölçüde lüzumlu ve dişlere de yararlı bir mineral. Ayrıca flor daha çok, olgunlaşmış çay yapraklarında bulunuyor ve ülkemizde çay yaprakları henüz taze çıkmışken bir araya gelerek yüksek nitelikli çay üretilmesi sayesinde Türk çayındaki flor oranının düşük olduğunu söylemek muhtemel. Koyu ve yoğun aromalı ithal çaylarda ise olgun yapraklar bulunabiliyor ve bunların flor oranı yüksek olabiliyor.

Sonuç: Çay İçin Ama Bunları da Bilin

İster yeşil ister siyah olsun, çay dünyada ve Türkiye’de çok hoşlanılan ve bir hayli yararları da olan bir meşrubat ama çok fazla ölçüde içildiğinde ve çok şeker koymak veya çok sıcak içmek bir nedenlerle tıpkı yeşil çayın hasarları gibi siyah çayın da hasarları olabiliyor. Hamileler, emzirenler ve çocuklar için de çok iyi bir meşrubat olmayabiliyor zaman zaman. Bu surattan yukarıyada anlattıklarımızı dikkate alarak ve çayı tanıyıp ne olduğunu öğrenerek harcamak hem çay içmekten daha çok neşe almanızı hem de çayın yararını gerçekten görmeyi muhtemel kılacaktır.

Bir cevap yazın