Türk Profesörlerin Geliştirdiği Teknik!

Şah damarı kanseri olan ve rehabilitasyonu olası değil denilen Mustafa Kemal Özyakan geliştirilen özel bir teknikle urdan kurtuldu. Türk profesör Yusuf Kalko’nun geliştirdiği teknik şah damarı uru hastaları için umut oldu. Şah damarı kaynaklı urlar özellikle genetik geçiş özelliği sebebi ile aile bireylerinde de görülebiliyor.

Urlar surat asapları ve ses tellerine yakın bölgede olduğundan operasyonla rehabilitasyonları pek olası olmuyor. Ancak yeni geliştirilen bir teknikle bu urların yerel anestezi ile arınılması ya da bu bölgeye bypass uygulanması olanağı doğdu.

2 GÜNDE AYAĞA KALKTIM, BASMAKALIP YAŞANTIMA DÖNDÜM, SIZILARIM BİTTİ

Ameliyattan sonra yaşadığı süreci anlatan Mustafa Kemal Özyakan, “Kulağım dinlemiyor diye sağlık kurumuna gittim. Şah damarımın üzerinde ur olduğu ortaya çıktı. 2-3 sağlık kurumu gezdim. Baş sızısı, boğulmalar, gece üstüme çökmüşler gibi yataktan kalkamamalar yaşadım. En son İstanbul’da operasyon oldum. Ancak operasyonda urun alınamadığını söyledi hekimler. Ondan sonra eşim araştırmaya başladı ve Yusuf Öğretmeni bulduk.

Benim gibi bir sürü insanda bu rahatsızlık var. Zira çok insanla karşılaştım. Yusuf Öğretmen tam uru arındı. Artık basmakalıp yaşantıma döndüm, sızılarım sancılarım bitti. 2 günde ayağa kalktım. Herkese nasihatim operasyon olmadan evvel iyice inceleyin. 4 tane evladım var iyi ki Yusuf Öğretmene gelmişiz. Ben ne çektiysem ailem de benzerini çekti. En büyük sponsorum eşim oldu” dedi.

HAYATİ İŞLEVLERİ OLAN BİRİMLERİN BÜTÜN ORTASINDA BİR BOMBA

Konu ile alakalı bilgi veren tekniğin geliştiricisi İstinye Üniversitesi Sağlık Kurumundan Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Yusuf Kalko, şunları söyledi: “Şah damarı uru gerçeğinde oldukça ender görülen oksijeni bol bölgelerde daha sık görüldüğü iddia edilen bir cins ur. Yüzde 90 iyi mizaçlı yüzde 10 ise çok malign, sağa sola atlayabilen bir ur türü.

Bulunduğu bölge çok kritik bir bölge. Şah damarının bütün üstünden kökünü alıyor. Ve o bölgede surat asabı, dil asabı, ses asabı ve beyne giden toplardamarların olduğu, hayati işlevleri olan birimlerin olduğu bir bölge ve bunların bütün ortasında bir bomba.

Bu bomba geliştikçe baskı yaparak evvel ses kısılıyor, daha sonra yüzde eğilmeler oluyor, çok baskı yaptığı için baş sızıları olabiliyor, şah damarınızda darlıklar yaparak inme yapabiliyor ve en makûssu soluk darlığı ve yutma eforluğu yaşatıyor. Şah damarı urları üçe ayrılıyor.

Tip 1, Tip 2 ve Tip 3. Tip 1 en kolayı basitçe sıyrılıp alınabiliyor, Tip 2 de sıyrılıp alınabiliyor ama 180 derece şah damarını kaplamış oluyor. Tip 3 dediğimiz ise şah damarını tamamen 360 derece içine alıp tutukluyor. Onu çıkarmak gerçekten maharet ve deneyim gerektiriyor. Şimdi biz dünyada ilk kere şah damarı urlarını yerel anesteziyle çıkarmaya başladık” diye konuştu.

ŞU ANA KADAR BAŞARISIZ OLDUĞUMUZ HASTA YOK

Bugüne kadar Tip 1 ve Tip 2 cinsinde yerel anesteziyle 7 binin üzerinde olayı sıhhatine kavuşturduklarını söyleyen Prof. Dr. Yusuf Kalko, “Takribî 10 yıldır yerel anesteziyle 7 binin üzerinde şah damarı operasyonu yaptık. Bu çok ciddi bir sayı. Ur olarak da 55 hadise. Bu çok ender olan bir ur. Buradaki emel hastayı felç vazgeçmeden, masada vazgeçmeden, hayati uzuvlarına hasar vermeden bu uru çıkarmak. Çıkarıldıktan yineleme olasılığı bulunmuyor bu urların. diye konuştu.

YAKININDA ŞAH DAMARI URU OLAN İNSANLAR KESİNLİKLE ULTRASON YAPTIRSIN

Şah damarı urunun yüksek ve oksijeni bol bölgelerde çok sık görüldüğü gibi aynı zamanda genetik olduğunu söyleyen Prof. Dr. Kalko, “Bir insanda şah damarı uru var ise yakınlarında da olabilir. O surattan yakınında şah damarı uru olan insanlar kesinlikle bir ultrason yaptırsınlar zira gözle görülen bir kitle olmayabilir. Minik bir kitle olarak başlayıp zamanla gelişebilir” dedi.

Kaynak: DHA

Bir cevap yazın