Bedende Akışkan Yakalanmasını Bu Usulle Çözeceksiniz

En çok nasihat edilen natürel diüretiklerden biri, akışkanların atılmasını teşvik eden ve varikoz damarlar ve flebit gibi öteki meseleleri iyileştiren flavonoidleri kapsayan Hint kestanesidir.

Natürel diüretikler, bedenin diürezini, başka bir deyişle değişik şartlardan dolayı yakalanabilecek fazla akışkanı çıkarma yeteneğini artırmaya takviyeci olan muhakkak kaliteleri kapsayan yiyecekler ve otlardır.

Vücudunuz keskin bir sebepten dolayı şişmeye başlarsa, bunun akışkan tutulumu ile alakalı olması, ve özellikle de kardiyovasküler sistem mevzubahisi ise riskli hale gelebilecek bir vaziyet olması mümkündür.

Tutulan akışkanların boşaltılması veya eksiltilmesi sırasında karşılaştığınız güçlüklerin sebebi; yüksek sodyum içerikli bir perhiz, hormonal meseleler, irsiyetsel etmenler veya öteki uygun olmayan besinleri harcamak olabilir.

Neyse ki, bu natürel diüretiklerin kumpaslı tüketimiyle bu vaziyetle başa çıkabilir ve makûslaşmasını ya da bedeninizdeki metabolizma gibi esas işlevlere müdahale etmesini yasaklayabilirsiniz. Daha fazla bilgi edinmeye hazır mısınız?

1. Rezene

Bu yabani Akdeniz nebatı, gıda, baharat, çay ya da kokteyl olarak harcayarak faydalanabileceğiniz çok rakamda avantaja sahiptir.

Fazla akışkanların atılmasına ek olarak muhtelif sindirim süreçlerini tertip etmeye takviyeci olabilecek eforlu bir diüretiktir.

2. Yeşil çay

Yeşil çay, bol antioksidan içeriği ve bu meşrubatı kilo kaybı için harikulade kılan öteki bileşikleri sebebiyle bilinir.

Aynı zamanda bedeninizin akışkan balansını gözetmek ve zehirli maddeleri yok etmek için ehemmiyetli olan natürel detoksu teşvik eden bir diüretiktir.

3. Ananas

Bu tropikal meyve, karakteristik tadı ve yüksek su içeriği sayesinde dünya çapında çok popüler bir yere gelmiştir.

Ananasın takribî %85i sudur, başka bir deyişle kalorisi düşük olduğu halde lif, C vitamini ve bromelain içeriği yüksektir ve bunların hepsi akışkan tutulumunu eksiltmeye takviyeci olur.

Potasyumun iyi bir kaynağı olduğu için, ananas bedenin sodyum içeriğini dengelemeye takviyeci olur ve bu da fazla akışkanların yok edilmesini uyarıp muhtelif hayati uzuv işlevlerini geliştirir.

4. Kiraz

Kiraz meyvesinin %70’i sudur. Büyük oranda B vitamini ve daha az bir oranda magnezyum kapsar; bu da ruh halinizi iyileştirmek için lüzumlu olan bir mineraldir.

Başka bir potasyum kaynağı olan bu meyve, natürel bir diüretik olarak kabul edilmektedir. Fazla suyun atılmasını basitleştiren ehemmiyetli ölçüde flavonoidler ve antioksidanlar kapsar.

5. Kavun

Bu serinletici meyve, akışkan tutulumu ile savaşan vitaminler, lif ve öteki bileşiklerin yanı sıra çok yüksek bir su içeriğine takribî% 90 sahiptir.

Kavun, aynı zamanda özgür radikallerin hücrelerinize hasar vermesini yasaklayarak erken ihtiyarlamayı önleyen bir antioksidan olan beta-karoten doğrultusundan çok zengindir.

6. Kestane

Acı kestane veya Hint kestanesi olarak da öğrenilen bu nebat, varikoz damarları, hemoroid ve flebit ile alakalı meseleleri iyileştirme yeteneği açısından değerlidir.

Geleneksel olarak meyve ve tohumları kullanılsa da, tam nebat bereketli özelliklere sahiptir.

Kersetin ve rutin gibi flavonoidlerin yüksek içeriği sayesinde akışkan tutulumuyla gayrette harikuladedir. Bu antioksidanlar böbrekleri idrar yoluyla akışkanları atmaya teşvik eder.

7. At kuyruğu

Bu nebat; dalları at kuyruğuna ya da bir tüylü toz müşteriye benzediği için böyle adlandırılmıştır. Uzun zaman bir yabani ot olarak görülüp göz arkasını edilmiştir.

Bununla beraber, günümüzde natürel olarak potasyum, magnezyum ve alüminyum kaynağı olduğu için, bedene eforlu diüretik tesirleri olduğunu biliyoruz.

At kuyruğunun kumpaslı harcanmasının, idrar imalinizi %30’a kadar artırabileceğine inanılıyor; böylece zehirli maddelerin ve akışkanların atılması basitleşiyor ve böbrek taşlarının yaradılışını önleyebiliyor.

8. Soğan

Bu yaygın sebze kalsiyum, magnezyum, klor, kobalt, demir, potasyum ve eşi minerallerin ve yapıt elementlerin yanı sıra A, B, C ve E vitaminleri kaynağıdır.

Soğan da idrar söktürücüdür ve takribî %91 oranında sudan oluşur.

Soğanın kumpaslı tüketimi, özellikle ham olarak harcanması, böbrek işlevlerini uyararak bedende biriken akışkanların atılmasına takviyeci olur ve muhtelif hastalıkların önlenmesini sağlar.

Bir cevap yazın