Palavrayı Tutmanın 10 Yolu!

Karşınızdaki bireyin palavra söylediğini nasıl anlarsınız? Uzmanlara göre palavra söyleyen şahısların birtakım ortak özellikleri var. İşte bunlardan kimileri:

1- Meblağsızlık:

Yaptıkları ile anlattığı arasında meblağsızlık var mı yok mu bakabilirsin.

2- En ummadığı suali sor:

Palavra söyleyen bir insanın kesinlikle iyi ve sağlam bir hikâyesi vardır. Ve sizin ne sorabileceğinizi öğrenerek cevap verir. Bireyi iyice izleyin ve en umulmadık anda hazır olmadığı bir mevzuda bir sual yöneltin.

3- Tavırlarını değerlendir:

Palavranın en ehemmiyetli göstergelerinden biri, tutumlardaki farklıdır. Genel olarak coşkulu olan biri durgunsa veya durgun biri coşkuluysa dikkat edin, değişik bir şeyler oluyor demektir.

4- Duygulardaki samimiyetsizlik:

Sahte tebessümme hemen anlaşılır. Giderekme yanılgısı vardır, olağan tebessümmeden çok daha uzun sürer veya öteki tavırlarla karışır. Bazen dargın suratla tebessümme iç içedir. Dudaklar natürel tebessümmeden daha ufak ve daha cansızdır.

5- İçten gelen tepkilere dikkat:

İnsanlar genellikle palavralarını geçiştirirken şöyle der: “İçten gelen bir tepki” veya “Bayana/erkeğe has bir sezgi”… Ama bu, doğru duyguların sapmasından başka bir şey değildir. İçgüdüler palavraların söylemesinde inandırıcı değildir.

6- Çok ufak hareketleri izle:

Çok ufak hareketler ve mimikler, ifadelerin ön söylemesidir. Bir birey çok mutlu görünüyorsa, hakikatte bazı şeyler için üzülüyor olabilir. Reel duygusunun anlaşılmasından dinlediği fobi, bir an için suratında belirir. Saklanan fobi, mutsuzluk, agresiflik, kıskançlık, her neyse bir göz kırpması anı kadar kısa zamanda surata yansır. Bunu tutmak büyük bir beceridir. Mikro hareketler nedeni söylemez; yalnızca saklanan bir duygu olduğunu gösterir.

7- Meblağsızlık:

Palavra söyleyen bireyin hareketleri, ses tonu ve mimikleri birbirini tutmaz.

8- Evham veya sıkıntılılık:

Karşınızdaki konuşurken gözlerinize bakamıyorsa ve bu onun her zamanki hali değilse, palavra söylediğinden şüphelenebilirsiniz. Uzağa bakıyor, terliyor ve huzursuz, kaygılı görünüyorsa, ortada bir dolap dönüyor olabilir.

9- Fazla ayrıntıcılık:

Şayet birine “Nerede kaldın?” diye sorduğunuzda karşınızdaki “Markete gittim. Yumurta, süt, şeker almam gerekiyordu. Bir köpeğe çarptığım için çok yavaş gitmek zorunda kaldım…” gibi ayrıntılara giriyorsa, palavra söylediğinden şüphelenebilirsiniz. Ortalığı ayrıntıya boğarak, palavrasını görünmez kılmak istiyor olabilir.

10- Hakikati görmezlikten gelme:

Hakikati anlatmak son derece olağan kabul edilir elbette. Herkesin bildiği bir şeyin arda sığınarak palavra söylenebilir. Böylece insanların kafası karışır ve söylenilenin doğru olabileceği düşünülür.

Kaynak : Milliyet

Bir cevap yazın