yaşlı kadın

Yaşlı Bayandan, Bütün Bayanlara Hayatla Alakalı 10 Hoş Öğüt

Bir liste var önümde; seneler sonra edindiğim. Senin bir kenara anekdot düştüklerin gibi; bunlar da benim biriktirdiklerim. İster altına ekle, ister kendininkilere kat. İster dikkate al, ister kaldır at.

İÇİNDE Kİ SENİ HOŞLAN …

1 KARİYERİNİ KIZLIK SOYADINLA YAP

Şimdi toz pembe, öğreniyorum; öyle oluyor başta. Ortalarda da yönet ediyor hatta. Ama gün geliyor; “kocanın soyadı ile” tanındığını fark ediyorsun.

Boşanma evresine geldiğinde, yeni bir SEN inşa etmek zorunda kalıyorsun. İş yaşamında o güne kadar yaptığın her şey – şayet kocan, duruşma kararıyla onun soyadını taşımana izin vermezse – alt üst oluyor. Hem, ne gerek var ki “izne” vs’ye? İsminle soyadınla, şânınla yürü. Kalıcı olan SENsin.. senin emeklerin.

2 ÇALIŞ. SAKIN DURMA

Kocan sana diyecek ki “Yahu ne gerek var, ben para kazanıyorum zati. Sen tadını çıkar konuttaki yaşamın. Çocuğuna bak, günlere git, spor yap, mutfakta oyalan, alışverişe filan çık, yıkıl yat, takıl istediğin gibi.” Tatlı gelecek, basit gelecek, işine gelecek belki.

Yapma. Kendini geliştirmeyi, kendine yatırım yapmayı vazgeçme. Becerilerine yönel, hayallerini unutma. Oku, çalış, üret. Tercihlerinin; bir zaman sonra “bir başına ve ayakta isen”, anlamı olacak.

3 KENDİ ÖLÇÜNÜ KENDİN AL

Sana “o kadar eforlu değilsin” diyecekler. “Sen muvaffak olamazsın” yaftasını yapıştıracaklar. “Bu da nereden çıktı”, “erişebileceğin hayaller kur” filan diye de yumurtlayacaklar. Yavaşlatacaklar seni. Donakaltacaklar, yanıltacaklar.

İşin makûssu, bazen potansiyelinin olmadığına “inandıracaklar” da, kimbilir.. Aman ha, sakın durma, kanma. Sen, neyi muvaffak olmak istersen O’sun. Bilfiil kendisi hem de. Nereye bakarsan, oraya gidersin. Senin ölçünü senden başka kimse alamaz. Kendi elbisesini kendin dik. Nreel istiyorsan, öyle ol. Uzlaş ama değişme, dönüşme.

4 KANTARIN NE KADAR TARTIYOR?

Her topa girme. Her mesullüğü alma. Her yükü taşıma. Sonradan ruhsal çöküntü yaratacak, sana “keşke” dedirtecek hiçbir şeye soyunma. Rol çalma. Unutma; her kantar, muhakkak bir ağırlığa kadar tartar. Aşırısını almak, kantarı yorar.

Her şeyi muvaffak olmak zorunda değilsin; her sualin çözümü sende değil. Sen de öbürlerinden değişik değilsin. Enerjinle, moralinle, zati taşıdığın yüklerinle, gidecek hayli yolun var. Zira ne oluyor öğreniyor musun; bir zaman sonra insanlar seni takdir etse de, kıyamadıklarını söyleseler de, bu naif ! yaklaşımlar bi’ b…ka yaramıyor.

Madalyan ve hastalıklarınla başbaşa, yaşamı denetlemeye başlıyorsun. Nerede mi? Sağlık Kurumu antrelerinde, uykunu aradığın akşamlarda, elin kolun kalkmadığında, yaşama dair umutlarını denetlediğinde. Yapma. Sakın yapma.

5 KENDİ ŞARKINI SÖYLE

Seninle dalga geçecek bazıları. Giydiğin kıyafete, kahkahana, oturuşuna-kalkışına karışacaklar, lafım ona “doğru”ya sürükleyecekler seni tüm iyi gayeleriyle !. “Aman dans etme, beceremiyorsun” diyenler çıkacak. Sesinin makûsluğundan dem vuracaklar..

Susma. Kendi şarkını söyle. Canın nerede, ne zaman, nasıl istiyorsa, öyle söyle. Yaşamın, “senin şarkın”. Notalar senin, kulak senin, ses senin. Ne istiyorsan, onu söyle. Kendi şarkını yaz. Bağıra çağıra söylemeye başladığında, altında senin imzan olsun. Kendi şarkısını yazamayanlar lâf atacaktır; gülümse.

6 HAFIZANI DİRİ TUT.

Neydin sen? Neredeydin? Nereye gidiyordun? Nreel olacaktı? Neler yaşayacaktın? Suallerini sakın vazgeçme. Her sabah, kahveni içerken listene göz at; neresindesin, n’apıyorsun? “Biz” olup apayrı bir maratona girmişken; “ben” bir yerlerde tıkanmış, arkadan soluk soluğa, önündeki kâfileye umutsuzca bakıyor olabilir mi?

Sakın unutma. Başlangıç noktanı, başlangıç nedenini; yürüdüğün yol ile teyit et.

7 KALBİNİ DİNLE

Ne olursa olsun, neye mâl olursa olsun, kalbini dinle. Seni nereye götürürse götürsün, sana ne yaptırırsa yaptırsın, kalbini dinle. Dibine kadar hoşlan, sonuna kadar git, olmadıysa apayrı bir yola git.. Hattâ istiyorsan dur ama hep kendini, hep kalbini dinle.

İnsanların meyillerine, tepkilerine, tenkitlerine aldanıp, “onaylanan” yolu seçme. Kendi yolundan git. Kalbinin yolundan.

8 BIRAKMAYI BİL

Israr etme. Bittiyse, diretme. Hür vazgeç kendini de, yolundakileri de. Şayet mukadderat diye bir şey varsa, elbet tecelli edecek. Şayet “değişik” olacaksa bir şeyler; elbet o “yeni” de paşa paşa önüne gelecek. Bırakmayı öğren. Bırakmak=Hürlük. Bırakmak=Yeni tercihlere ilerlemek. Ve hiçbir tercih, geleceği “özünde” değiştirmeyecek: Özendiğin insanlar kadar serbestsin, sürprizlerle dolusun, rengârenksin sen de.

9 HERKES GİTTİĞİNDE, KALAN MANZARA SENİ MUTLU ETSİN

Kocan gidebilir. Çocuğun Allah’ın emri gidecek. Annen, baban.. Eninde sonunda yalnız kalacaksın. Cebinde ne varsa, mukadderatın o. Hesapladın mı, neler birikmiş çıkınında? Ne kadar erken, o kadar iyi. Henüz harekete geçmediysen, şimdi başla.

10 HER BAŞLANGIÇ İYİDİR

Seçimlerini yaparken, koşullara takılma. O koşullar, bu ânın koşulları ve senin bugüne kadarki deneyimlerinle geliştirdiğin inançların. Hepsi bu. İçindeki o BAMBAŞKA SEN’le tanışmadın, onu keşfetmedin daha.

O SEN, seni hep mutlu edecek, yalnız vazgeçmeyecek; emin ol. Kendine tutun. Başlangıçlar insanı diri meblağ. Bitişlere tutunursan, düşersin. İÇİNDEKİ SENe şans tanı. Seni utandırmayacağını göreceksin.

Bir cevap yazın