Yunanlıların Bizden Çaldığı Ama İnkar Ettiği 7 Yemeğimiz

Kültürümüzde yer alan birbirinden lezzetli ve iştah kabartan yemeklerimizin Yunan yemekleriyle eşliğinden sansasyonel misalleri sizin için seçtik:

Cacık – Cacıki

Özellikle yaz aylarında oldukça sık yapılan ve rahatlığıyla öğrenilen cacığın Yunanistan’daki ismi cacıki. Türk cacığından farkı ilk olarak süzme yoğurt ile yapılması. Ayrıca içerisine sarımsak, zeytinyağı, limon suyu veya sirke konuluyor.

Kıvamı Türk cacığından azıcık daha yoğun. Yunanistan’da yapılan cacık susuz ve daha koyu olduğu için ekmeğe sürüp de yenilebiliyor. Aynı zamanda azıcık karabiber katarak dönerin içine koyup da yemek mümkün.

Musakka – Mousakas

İki ülkenin yanı sıra, Arap mutfağında da yer alan musakka, Yunanistan’da oldukça hoşlanılan bir yemek. Özellikle geniş aile sofralarının bırakılmaz tatlarından biri. Türk musakkasından farkları bulunuyor.

Yunan musakkasında daha çok muhtelif sebzelere ve patatese ağırlık veriliyor. Ayrıca yemeğin üzerine kremalı parmesanlı sos dökülüyor. Yunan musakkasının son hali daha çok patlıcanlı lazanyaya benziyor.

Baklava – Baklava

Milli tatlılarımızda olan, bayramların bırakılmaz lezzeti baklava, iki ülke arasında rekabete neden olabilecek kadar nefis bir tatlı. Yunanistan bu sefer işi azıcık daha ileri götürerek baklavanın tescilini almaya kalkmış.

Yunanistan’da yapılan baklava lezzet olarak Antep baklavasından oldukça değişik. Çoğu zaman da yanında dondurma ile servis ediliyor. Yunanlılar baklavanın içine karanfil koyuyor, bu da tatlının lezzetini büyük oranda değiştiriyor.

Türk Kahvesi – Yunan Kahvesi

Kıbrıs Barış Harekatı’na kadar olan yarıyılda Yunanistan’ın her yerinde Türk kahvesi olarak öğrenilen kahve, Albaylar Cundası’nın Yunanistan’ın başına geçmesi ve Türk adlı her şeyi menetmeye başlamasıyla Yunan kahvesine dönüşmüş. Yunanistan’da yapılan kahvenin Türk kahvesinden yalnızca iki farkı var:

Daha sert ve daha koyu renkli olması! Ayrıca Yunanistan’da kahvenin yanında genelse damla sakızı ikram ediliyor. Yunanistan’a gidildiğinde, en azından oraya has bir meşrubat olan frappe içmeyi seçim etmekte fayda var.

İmam Bayıldı – Imam Bayildi

İmam Bayıldı, isminden de anlaşılacağı gibi bir Türk yemeği. Ancak Yunanistan’daki bazı yöresel lokantalarda Yunan yemeği olarak geçiyor. Patlıcan, soğan ve sarımsak kullanılarak yapılan zeytinyağlı bir yemek cinsi olan İmam Bayıldı’nın Yunan üretimi görüntüsünün, Türkiye’de yapılan İmam Bayıldı ile pek de benzemediği görülüyor.

Dolma – Dolmades

Dolmanın tarihi Orta Asya Türkleri’ne kadar uzanıyor. Bizim etli, üzümlü ya da çam fıstıklı dolmalarımızın aksine Yunan Dolması, bol zeytinyağıyla yapılıyor.

Yunan Dolması, domates, kabak, patlıcan ve yeşil dolmalık biberlerin içine bulgur ya da pirinç koyularak; tarçın, fesleğen ve maydanoz ilave edilerek hazırlanıyor. Dolmayı genelde ılık yemeyi seçim eden Yunanlılar, yanında soğuk bir biranın iyi gideceğini ise her fırsatta yineliyor.

Döner – Gyros

Yunanlılar dönere ‘‘Gyros’’ diyor. Gyros, Türk döneri gibi tek parça etlerle sade olarak hazırlandığı gibi değil; kuşbaşı etlerle, bol baharat kullanılarak hazırlanıyor. Gyros, dönerden çok, bir çeşit Adana Kebabı’nı hatırlıyor. Türk döneri başka coğrafyalarda çoğunlukla ‘‘Yunan Barbeküsü’’ olarak öğreniliyor. Şayet Yunan döneri sınamadıysanız, nitelikli etten yapılmış olanını öneri ediyoruz. Türk döneri kadar lezzetli olur mu meçhul ama farkı kavramak için sınamakta bereket var.

Kuru Fasulye – Fasolada

Salça, domates, yeşil ya da kırmızı biber, kuru soğan, sarımsak, karabiber ve zeytinyağıyla yapılan kuru fasulye; Yunanistan’da değişik olarak büyük boy fasulyelerden, kereviz yaprağı ilave edilerek fırında yapılıyor. Fırında yapılan bu yemek, fasulyelerin içinin yumuşacık, dışının ise gevrek olmasını sağlıyor.

Yalnızca Yemekler Benzemiyor

Aynı denizin değişik bölgelerinde yer alan iki ülke Türkiye ve Yunanistan’ın ortak ya da eş doğrultuları yalnızca yemeklerle hudutlu değil. Öyle kelimeler var ki, yalnızca bir-iki harf ile apayrı bir coğrafyaya ait olmuş. Bu sözcüklerden kimileri ise şöyle: adet – adeti, budala – ahmakis, baba – babas, karpuz – karpuzi, zurna – zurnas, tepsi – tapsi, susam – sousami, körfez – korfos. Bu ve bunun gibi daha bir hayli kelime neredeyse aynı biçimde telaffuz ediliyor.

Hangimiz Yunan ezgilerini dinleyince yerimizde durabiliyoruz? İnsanı sevindiren ve keyiflendiren tınılara sahip Yunan müziği de, yeniden Türk müziğiyle eş özellikler taşıyor.

Hem Türkçe hem Yunanca söylenen öyle hoş şarkılarımız var ki, dinlediğinizde donakalmamak elde değil. Meşhur ‘’İsme Sahillerinde’’ isimli şarkımız, Yunanca’da San Pas Sta Ksena ya da Halepianos Manes olarak geçiyor. Bunun yanı sıra ‘‘Kadifeden Kesesi’’, ‘‘Kalenin Vücutları’’, ‘‘İzmir’in Kavakları’’, ‘‘İndim Havuz Başına’’, ‘‘Telgrafın Tellerine Kuşlar Mı Konar’’, ‘‘Bir Dalda İki Kiraz’’ ve Yunancası ‘’O Yatros’’ olan ‘‘Aman Hekim’’ şarkıları da her iki dilde söylenen ve her iki kültürde yer alan şarkılardan birkaçı.

Yunanistan her mevzuda bize en yakın ülke olma özelliğini gözetmeye devam ediyor. Birlikte eğleniyor, birlikte gülüyor, birlikte konuşuyor, birlikte ağlıyor ve Ege Denizi’nin iki yakasını paylaşıyoruz.

Bir cevap yazın